KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/8149 E., 2025/11189 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/603 E., 2025/1083 K.
- Dava türü
- Babalığın Hükmen Tespiti
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 25. Aile Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/523 E., 2024/855 K.
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı ... vekili tarafından yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili tarafından babalığın hükmen tespiti talepli olarak dava açılmış, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı ... vekili tarafından sadece yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine dair hüküm kurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yukarıda gösterildiği şekilde davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili tarafından dava dilekçesinde; müteveffa ...'in, davacıların babası olduğu ve davalı ... ile davacıların doğumu sonrasında Almanya Federal Devletinde evlendiklerini bu şekilde Alman makamları nezdinde müteveffa ile davacılar arasında soybağının kurulduğunu ancak Türkiye Cumhuriyeti Devleti hukuk kuralları gereğince aralarında bir soybağının bulunmadığını beyanla bunun sağlanabilmesi için müteveffa ...'in, davacıların babası olduğunun tespiti ile aralarında soybağı kurulmasını talep ve dava etmişlerdir.
Somut olay kapsamında; dava dilekçesi ekinde sunulan Alman makamlarına ait apostil şerhli evrakların incelenmesinde müteveffa ...'in, davalı ... ile evli olduğu, davacıların onların ortak çocuğu olduğu görülmektedir. Bu durumda; davacılar 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 24 üncü maddesine göre idari yöntemlerle Türkiye'de nüfusa kayıt işlemlerini yaptırabilecekken bunu dava açarak talep etmelerinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu sebeple mahkemece davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki hüküm bu yönüyle temyiz edilmediğinden hatalı durum eleştirilmekle yetinilmiştir.
Davalı ... vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden yapılan temyiz incelemesine gelince; davanın dava şartı olan hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği gözetildiğinde yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılması ve davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı ...'ın yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/8149, K. 2025/11189, 15 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama