KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/8824 E., 2026/2208 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/598 E., 2025/841 K.
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen karşılıklı boşanma davasında bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmadığı gibi bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin de yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; davacı-karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesince hüküm fıkrasında davalı karşı davacı kadın lehıne aylık 1.500,00 TL yoksulluk nafakası karşılığı olarak nafakanın 4 yıl olarak toplu halde ve tek seferde toplam 72.000,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği belirtilmiştir. Toptan yoksulluk nafakası belirlenirken tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evlilikte geçen süre ve yaşları hakkaniyet ilkesi nazara alınarak, hakimin takdir yetkisi çerçevesinde bir miktar belirlenerek hüküm kurulması gerekirken, aylık belli bir miktar yoksulluk nafakasının belirli bir ay ile çarpılarak takdir edilen miktara yönelik hesaplama yöntemininde hükme yazılarak tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın ilgili bentler yönünden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/8824, K. 2026/2208, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama