KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/9406 E., 2025/12025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/323 E., 2020/1365 K.
- İhbar eden
- 1-Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığı
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma
2-Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vesayet
Taraflar arasındaki davanın bozma sonrası yapılan muhakemesi sonunda Mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen 18.02.2022 tarihli ek karar ve hüküm kısıtlı adayı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Mahkemenin 18.02.2022 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Dosya içeriğine göre, somut olayda, Mahkemenin 18.02.2022 tarihli ek kararı ile kısıtlı adayının kanun yoluna başvuru dilekçesinin yasal sürede yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği, ancak gerekçeli kararın sadece vasi adayı, asli müdahil ve davacı vekiline tebliğ edildiği, kısıtlı adayına tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, temyiz dilekçesinin süreden reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 18.02.2022 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekmiştir.
2. Kısıtlı adayının işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
a. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin hukuken mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; kısıtlı adayının aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. Kısıtlı adayının diğer temyiz itirazlarının incelemesinde;
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 405. maddesi kapsamında kalan, akıl hastalığına dayalı kısıtlanma kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Vesayet hakkındaki hükümler kamu düzenine ilişkindir. Dosyada bulunan 13.03.2014 tarihli ... Ruh ve Sinir Hastalıkları EAH'nin tarafından verilen sağlık raporunda ''...kısıtlı adayının vesayetini gerektirecek nitelikte herhangi bir akıl hastalığı ve zayıflığının saptanmadığının...'' belirtildiği, 08.09.2020 tarihli ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından verilen sağlık raporunda ise ''... Psikotik bozukluk tanısı ile kısıtlı adayının TMK'nin 405. maddesine göre vasi tayinin gerekli olduğunun...'' belirtildiği, raporlar arasından çelişki bulunduğu; Mahkemece bu çelişki giderilmeden hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır.
O halde, Mahkemece, varsa kısıtlı adayının tedavi gördüğü hastane kayıtları da getirtilip iki sağlık kurulu raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor aldırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine, çelişki giderilmeden eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/9406, K. 2025/12025, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama