KÜNYE
20. Ceza Dairesi 2015/12463 E., 2018/2591 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2018
- Mahkeme
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1...
Kriminal Polis Laboratuvarı'nın 16.11.2011 tarihli raporunda sanığın ceketinin iç cebinde ele geçirilen 0,62 gr ağırlığındaki maddenin kokain ve kafein ihtiva ettiği ancak söz konusu maddelerin miktarlarının az olması nedeniyle miktarsal analiz yapılmadığının ve tümünün deneyde kullanıldığının belirtilmiş olması karşısında; suç konusu maddeler içindeki kokain miktarı ya da oranının belirlenip belirlenmediği, belirlenmiş ise ne olduğu; kokain miktarı ya da yüzdesi belirlenmemiş ise bunun karışım içindeki kokainin tartılamayacak kadar az olmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı;
suç konusu maddeler içindeki kokain oranının 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde kokain ve milhleri için öngörülen "binde bir oranından az olmasının mümkün olup olmadığı" konusunda aynı laboratuvardan ek rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Kabule göre de; a)Oluşa ve dosya kapsamına göre; hakkında kullanma amacı dışında uyuşturucu madde bulundurduğuna ilişkin delil bulunmadığı aşamada, 0,62 gram uyuşturucu maddeyi ismini bilmediği şahsa götürdüğünü beyan ederek suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşılan; sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)TCK'nın 53. maddesi uygulanırken, TCK'nın 53. maddesinin (3) fıkrası uyarınca 53/1-c madde ve bendindeki "velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun" sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, sanığın kendi alt soyu dışındaki kişilerle ilgili, bu maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde öngörülen "velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma yetkisi"nden yoksun bırakılmasının hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden,
yoksunluğun tümü için koşullu salıverilmeye kadar sürmesine karar verilmesi ve 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2015/12463, K. 2018/2591, 30 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama