KÜNYE
20. Ceza Dairesi 2015/16345 E., 2016/1160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2016
- Mahkeme
- ... Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
229 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın kullandığı araçta, şüphe üzerine yapılan aramada ele geçirilen kullanma sınırlarında bulunan suça konu esrarı, başkasına devredeceği hususunda delil bulunmadığı aşamada, satmak için bulundurduğunu beyan etmek suretiyle suç vasfının ortaya çıkarılmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığı halde, hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık hakkında TCK'nın 188. maddesinin 3. fıkrası uyarınca hüküm kurulurken, gerekçeleri belirtildikten sonra “takdiren alt sınırdan” denilmesine ve temel hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, aynı gerekçelerle alt sınırı 5 gün olan temel gün adli para cezasının 1000 gün olarak belirlenmesi,
3-Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2015/16345, K. 2016/1160, 29 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama