İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Ceza Dairesi

YARGITAY · 20. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2016/2977 K.2017/924

Yüksek Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 03/03/2016 tarihinde 2016/16 esas ve 2016/152 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 191/1, 62 ve 53. maddeleri…

Esas2016/2977Karar2017/924Tarih8 Şubat 2017Okuma7 dk · 1.312 kelime

KÜNYE

20. Ceza Dairesi 2016/2977 E., 2017/924 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Şubat 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.312 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Yüksek Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 03/03/2016 tarihinde 2016/16 esas ve 2016/152 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 191/1, 62 ve 53. maddeleri gereğince verilen 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın kanun yararına bozulması talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 01/12/2016 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

İncelenen dosyadan;

a)Bakırköy 3. Çocuk Mahkemesi’nce yapılan yargılama sırasında sanığın yaş tashihine esas raporunun aldırıldığı, Bakırköy Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 19/03/2010 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda sanığın “klinik ve radyolojik olarak 22 yaşından büyük” olduğunun belirtilmesi üzerine mahkemece, 10/05/2010 tarihli Nüfus İdaresi temsilcisi ve Cumhuriyet savcısının da katıldığı celsede, ara kararı ile “…...’ın 01.02.1993 olan doğum kaydının 01.02.1987 olarak düzeltilmesine” karar verildiği, aynı celsede görevsizlik kararı verilerek dosyanın Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildiği, sonrasında Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin görevsizlik kararı ile de dosyanın Bakırköy 8. Sulh Ceza Mahkemesi’ne gönderildiği,

b)Bakırköy (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesi'nce 19/12/2011 tarihinde 2011/503 esas ve 2011/2054 karar sayı ile, sanık ...’ın 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 02.05.2013 tarihinde kesinleştiği, kararın infazı sırasında sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığı gerekçesiyle ilamın Bakırköy C. Başsavcılığı’na iade edildiği,

c)Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 19/03/2015 tarihinde 2014/1043 esas ve 2015/258 karar sayılı karar ile sanık ...’ın “5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına ayrıca TCK’nın 191/3. maddesi uyarınca 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, sanığın bu süre içerisinde tedaviye tabi tutulmasına” karar verildiği,

d)Sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerini yerine getirmemesi üzerine, kanun yararına bozma istemine konu olan Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesi'nce 03/03/2016 tarihinde 2016/16 esas ve 2016/152 sayılı karar ile “hükmün açıklanmasına, sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 53. maddesi gereğince belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” karar verildiği,

Anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında;

“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Bakırköy (Kapatılan) 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 19/12/2011 tarihli ve 2011/503 esas, 2011/2054 sayılı kararının infazı sırasında, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,

5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/03/2015 tarihli 2014/1043 esas, 2015/258 sayılı kararının yerine getirilmesi sırasında, sanığın denetimli serbestlik tedbirine uymadığı gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun’un 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2016 tarihli 2016/16 esas, 2016/152 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

1- Kayden 01/02/1993 doğumlu olup, suçun işlendiği 22/08/2009 ve 03/11/2009 tarihlerinde onbeş yaşını doldurmuş olup, onsekiz yaşını doldurmamış olan sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış olmasında,

2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan sanık hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmesinde,

3- Fiili işlediği sırada 18 yaşından küçük olan ve dosyada mevcut adli sicil kaydına göre suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında, verilen hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde,

4-Her ne kadar Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/03/2015 tarihli 2014/1043 esas, 2015/258 sayılı kararında sanık hakkında verilen hapis cezasına ilişkin olarak 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına ve anılan Kanun'un 191/3. maddesi gereğince 1 yıl tedavi ve denetim süresine tâbi tutulmasına karar verilmiş ise de;

5237 sayılı Kanun'un 191/3. maddesinde yer alan. "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir.

Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.” şeklindeki hükümde soruşturma aşamasına ilişkin kamu davasının ertelenmesi ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin düzenlendiği,

bununla birlikte hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin herhangi bir düzenleme içermemesi karşısında, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık açısından denetim süresinin 5 yıl olması gerektiği gözetilmeden, ilaveten 1 yıl süreyle de tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına karar verilmesinde ve bahse konu kararın infazı sırasında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığından bahisle hükmün açıklanmasında,

İsabet görülmemiştir.” denilerek, Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03/03/2016 tarihli kararının bozulması istenmiştir.

Yapılan incelemede;

a) Bakırköy 3.Çocuk Mahkemesi'nin 2009/509 esas sayılı dosyasında 10/05/2010 tarihli celsede ara kararı ile sanığın “01/02/1993 olan doğum tarihinin “01/02/1987” olarak düzeltilmesine karar verildiği, kararın kesinleşmediği ve nüfus kaydına işlenmediği anlaşıldığından, nüfus kaydına göre; 01/02/1993 doğumlu olup, suçun işlendiği 22/08/2009 ve 03/11/2009 tarihlerinde onbeş yaşını doldurmuş, onsekiz yaşını doldurmamış olan sanığa verilen cezada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmayarak sanığa fazla ceza verilmesi,

b) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihinde onsekiz yaşını doldurmamış olan sanık hakkında, aynı Kanun’un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,

c) Fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan ve adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında, verilen hapis cezasının kısa süreli olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca TCK’nın 50. maddesinin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

d) Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/03/2015 tarihli 2014/1043 esas, 2015/258 sayılı kararında 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına ve anılan Kanun'un 191/3. maddesi gereğince 1 yıl tedavi ve denetim süresine tâbi tutulmasına karar verildiği, ancak;

5237 sayılı TCK’nın 191/3. maddesinin "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir.

Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.” biçimindeki düzenlemeyi içerdiği, bu düzenlemenin; soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından verilen “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına” ilişkin olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin herhangi bir düzenleme içermediği,

hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık açısından denetim süresinin 5 yıl olması gerektiği gözetilmeden, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte ayrıca 1 yıl süreyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına karar verilerek, kararın infazı sırasında, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasına karar verilmesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; Bakırköy 42. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 03/03/2016 tarihli ve 2016/16 esas ve 2016/152 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 08/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2016/2977, K. 2017/924, 8 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Ceza Dairesi
Esas No
2016/2977
Karar No
2017/924
Tarih
8 Şubat 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2016/2977 K.2017/6339
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2016/2977 K.2017/6870
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2016/2978 K.2017/836
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2016/2978 K.2017/6326
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2016/2978 K.2017/4737
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2016/2979 K.2017/6335

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.