İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Ceza Dairesi

YARGITAY · 20. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/1552 K.2018/317

Yüksek Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki, İstanbul 67.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/11/2015 tarihli, 2014/1282 esas ve 2014/470 sayılı ek kararının kanun yararına bozulması talebi üzerine,…

Esas2017/1552Karar2018/317Tarih17 Ocak 2018Okuma4 dk · 854 kelime

KÜNYE

20. Ceza Dairesi 2017/1552 E., 2018/317 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Ocak 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

854 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Yüksek Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki, İstanbul 67.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/11/2015 tarihli, 2014/1282 esas ve 2014/470 sayılı ek kararının kanun yararına bozulması talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 21/04/2016 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

İncelenen dosyadan;

a) Beyoğlu 4. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 27/10/2010 tarihli ve 2010/624 esas, 2010/166 sayılı kararı ile “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1,62. maddesi gereğince 10 ay hapis cezası ile birlikte 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği,

b)Tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında,sanığın14.03.2012 tarihli görüşmesine katılmayarak yükümlülüğünü ihlal ettiği ve uyarıldığı, uyarıdan sonra Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin 21/11/2013 tarihli yazısı ile; tetkiklerinin sonucunda tedaviye uyumsuz olduğunun bildirildiği, Beyoğlu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nce dosyanın kapatılarak bilainfaz İstanbul C.Başsavcılığı’na gönderildiği, İstanbul C.Başsavcılığı’nın 03/01/2014 tarihli yazısı ile mahkemeye bildirimde bulunulduğu,

c) İstanbul 11.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 19/03/2014 tarihli 2014/69 esas ve 2014/393 sayılı kararıyla; “10 ay hapis cezasının aynen infazına” karar verildiği, sanığın bu kararı temyizi üzerine Dairemizin 10/09/2015 tarihli 2015/3065- 3492 E-K sayılı ilamıyla infaza ilişkin kararın itiraza tabi olması nedeniyle incelenmeksizin iadesine karar verildiği, itirazı inceleyen İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05/11/2015 tarihli 2015/655 D.İş sayılı kararı ile; “kapatılan 11.SCM.nin 19.03.2014 tarihli 2014/69 esas ve 2014/393 sayılı kararının kaldırılmasına” karar verildiği,

d)İstanbul 67.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/11/2015 tarihli 2014/1282 esas ve 2014/470 sayılı ek kararıyla; denetim süresi sona eren sanık hakkındaki cezanın ortadan kaldırılarak kamu davasının 5237 sayılı TCK.nın 191/5.maddesi gereğince düşürülmesine karar verildiği, anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında;

6545 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi ile kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma eyleminin suç olmaktan çıkarılmadığı, tam tersine 1. fıkraya göre, 1 yıldan 2 yıla kadar hapis olan müeyyidenin, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası olarak artırıldığı, ancak anılan maddenin 2 ve devamı maddelerinde soruşturma aşamasında olan dosyalar için kamu davasının açılmasının ertelenmesi müessesesinin getirildiği,

aynı maddenin 5. fıkrasına göre de aynı suçun erteleme süresi içerisinde yeniden işlenmesi halinde ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağının hüküm altına alındığı, anılan maddenin 9. fıkrasında ise, “Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır.” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olunduğu nazara alındığında,

Somut olayda sanığın denetimli serbestlik yükümlülüğünü ihlal ettiğinden dolayı tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kaldırılarak hapis cezasına hükmolunduğu, deneme süresi içerisinde uyuşturucu madde kullanmasından dolayı açılmış ayrı bir dava olmadığı, aynı eylemden dolayı yapılan yargılamanın devamı niteliğinde olduğu, bu durumda eylemin suç olmaktan çıkarılmasından bahsedilemeyeceği, ayrıca 6545 sayılı kanun ile 5320 sayılı kanuna eklenen geçici 7. maddede kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle yürütülen kovuşturmalarda nasıl bir yol izleneceğinin belirtildiği,

kesinleşmiş mahkumiyetlere ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarında kazanılmış hak olmayacağı kuralı da göz önüne alındığında, hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleşerek infaz aşamasında olan sanık hakkında düşme kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir.” denilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca İstanbul 67.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/11/2015 tarihli, 2014/1282 esas ve 2014/470 sayılı ek kararının kanun yararına bozulması istenmiştir.

Yapılan incelemede; İstanbul 7.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 05/11/2015 tarihli 2015/655 Değişik iş sayılı kararında da belirtildiği üzere; Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra;

Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,

dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkıp kalkmadığı ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla TCK'nın 191. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde yer alan, “kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır” hükmü gereğince ısrar koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususları araştırılmadığı gibi;

6545 sayılı Kanun ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddede kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle yürütülen kovuşturmalarda nasıl bir yol izleneceğinin belirtildiği, kesinleşmiş mahkumiyetlere ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarında kazanılmış hak olmayacağı gözetilmeden hakkında kesinleşmiş mahkumiyet hükmü bulunan sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, TCK’nın 191/5.maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi,

Kanuna aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden; İstanbul 67.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/11/2015 tarihli, 2014/1282 esas ve 2014/470 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına

BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

17/01/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2017/1552, K. 2018/317, 17 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Ceza Dairesi
Esas No
2017/1552
Karar No
2018/317
Tarih
17 Ocak 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2017/1553 K.2018/83
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/1553 K.2018/542
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2017/1556 K.2018/348
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2017/1556 K.2018/258
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2017/1557 K.2018/576
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/1561 K.2018/355

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.