İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Ceza Dairesi

YARGITAY · 20. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/1503 K.2018/4352

Yüksek Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki, İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23/11/2017 tarihli, 2015/965 esas ve 2016/266 sayılı ek kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay…

Esas2018/1503Karar2018/4352Tarih17 Ekim 2018Okuma6 dk · 1.153 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)20. Ceza Dairesi 2018/1503 E., 2018/4352 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Ekim 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.153 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Yüksek Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki, İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23/11/2017 tarihli, 2015/965 esas ve 2016/266 sayılı ek kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 07/02/2018 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A-Konuyla İlgili Bilgiler:

İncelenen dosyadan;

1-Sanık hakkında “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan yapılan soruşturma sonucunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 11/08/2015 tarihli ve 2015/70121 soruşturma, 2015/3794 karar sayılı “beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” karar verildiği, kararın 28/08/2015 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, kesinleşmesi beklenmeden infazı için 14/08/2015 tarihinde Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne gönderildiği,

2-Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nün 19/08/2015 tarihli çağrı yazısının 28/08/2015 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, 10 günlük süre içerisinde müdürlüğe başvurmaması nedeniyle evrakın kapatılarak 09/11/2015 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı’na gönderildiği,

3-İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca kamu davası açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak 20/11/2015 tarihli 2015/70121 soruşturma ve 2015/ 37224 esas sayılı iddianame ile sanık hakkında kamu davası açıldığı,

4-Yapılan yargılama sonucunda, İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25/04/2016 tarihli 2015/965 esas ve 2016/266 sayılı kararı ile sanığın TCK’nın 191/1, 192/3 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve verilen cezanın TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın temyiz edilmeden 30/05/2016 tarihinde kesinleştiği,

5-13/02/2017 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda; İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12/07/2017 tarihli 2017/382 esas ve 2017/722 karar sayılı kararı ile, TCK’nın 191/1, 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine 31/10/2017 tarihinde kesinleştiği, erteli cezanın çektirilmesine karar verilmesi için İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesi’ne ihbarda bulunulduğu,

6-Kanun yararına bozmaya konu İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23/11/2017 tarihli 2015/965 esas ve 2016/266 sayılı ek kararı ile, “erteli 10 ay hapis cezasının TCK’nın 51/7. maddesi gereğince aynen çektirilmesine” karar verildiği, kararın kanun yoluna gidilmeden kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B-Kanun Yararına Bozma İstemi:

Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;

“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 192/3 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine dair İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/04/2016 tarihli ve 2015/965 esas, 2016/266 sayılı kararının temyiz edilmeden kesinleşmesini müteakip, hükümlünün denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, erteli 10 ay hapis cezasının aynen ve tamamen ceza infaz kurumunda çektirilmesine ilişkin İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2017 tarihli ve 2015/965 esas, 2016/266 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.

Dosya kapsamına göre, adı geçen sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve 191/3. maddesi uyarınca bir yıl denetimli serbestlik süresi belirlendiği, söz konusu erteleme kararının 28/08/2015 tarihinde tebliğ edilmesine karşılık infazı için kararın sanığa tebliği ve kesinleşmesi beklenmeden 14/08/2015 tarihinde Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

bu aşamadan sonra denetimli serbestlik tedbirinin infazı için sanığa gönderilen çağrı kağıdının 28/08/2015 tarihinde tebliğine rağmen 10 günlük süre içerisinde müracaat etmemesi nedeniyle hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda erteli hapis cezasının aynen infazına karar verildiği anlaşılmış ise de,

5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde, "kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır " hükmüne yer verildiği, sanığa erteleme kararı tebliğ edilip kesinleşmesi beklenilmeden, denetimli serbestlik kararının infazı için gönderilen çağrı kağıdının herhangi bir hukukî sonuç doğurmayacağı gibi, sanığa kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı,

bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde sanık hakkında dava açılması gerekeceğinden, ısrar şartının gerçekleşmemesi nedeni ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümle maddesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde sanık hakkında erteli hapis cezasının aynen infazına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/11/2017 tarihli ve 2015/965 esas,

2016/266 sayılı ek kararının bozulması istenmiştir.

C-Konunun Değerlendirilmesi : Yapılan incelemede;

28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191.maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilebilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş olup, aynı maddenin 9.fıkrasında yer alan “Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hallerde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi hükümleri uygulanır” yönlendirmesi gereği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 171. maddesi incelendiğinde;

ilgili maddenin 2. fıkrasının son cümlesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına, sadece suçtan zarar görenin CMK'nın 173. maddesi hükümlerine göre itiraz edebileceğine ilişkin düzenlemeye yer verilmesi karşısında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik şüpheliye kanunen itiraz hakkı tanınmadığı anlaşılmakla birlikte, TCK'nın 191/2. maddesinin 2. cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi,

erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların, şüpheliye tebliğ edilmesinin gerektiği, şüpheli hakkında verilen karar kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, incelemeye konu dosyada ise;

sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve 191/3. maddesi uyarınca bir yıl denetimli serbestlik süresi belirlendiği, söz konusu erteleme kararının 28/08/2015 tarihinde sanığa tebliğ edilmesine karşılık infazı için kararın sanığa tebliği ve kesinleşmesi beklenmeden 14/08/2015 tarihinde Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne gönderildiği, bu nedenle gönderilen çağrı kağıdının herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı, ayrıca;

Sanığa, 10 gün içinde Karşıyaka Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne başvurması gerektiği uyarısını içeren çağrı kağıdının usule uygun şekilde tebliğ edildiği, sanığın müdürlüğe başvuruda bulunmadığı, ancak, sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta "ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması,

bu tebligata karşın başvuruda bulunmaması halinde sanığın yükümlülük ihlalinden söz edileceği, somut olayda hükümlünün Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’nce çıkarılan çağrı yazısına karşın 10 gün içinde Müdürlüğe başvurmamasının tek başına ısrar olarak değerlendirilemeyeceği, ısrar şartının gerçekleşmemesi nedeni ile mahkemece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümle maddesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, erteli hapis cezasının aynen infazına karar verilmesi, kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

D-Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İzmir 35. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23/11/2017 tarihli ve 2015/965 esas, 2016/266 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 17/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2018/1503, K. 2018/4352, 17 Ekim 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Ceza Dairesi
Esas No
2018/1503
Karar No
2018/4352
Tarih
17 Ekim 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/1503 K.2018/7049
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2018/1503 K.2018/14826
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/1504 K.2018/4130
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2018/1504 K.2018/7050
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2018/1504 K.2018/14798
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/1505 K.2018/4353

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.