KÜNYE
20. Ceza Dairesi 2018/3195 E., 2019/6124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2019
- Mahkeme
- İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- a)Mahkûmiyet; Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.05.2017 tarihli 2017/40 esas ve 2017/126 sayılı kararı
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 07.07.2017 tarihli 2017/1453 esas ve 2017/1436 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 286/1. maddesinde belirtilen kararlardan olduğu, kararın sanık müdafiince aynı Kanun’un 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşıldığından; Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak temyiz dilekçesinde;
Sanık müdafiinin; “ihbardan yaklaşık 50 gün sonra gecikmesinde sakınca bulunduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısından arama emri alınarak gece vakti sanığın evinde arama yapıldığını, gecikmesinde sakınca hali olduğunu ispatlar hiç bir delil ve belge bulunmadığını, mahkemeden usulüne uygun arama kararı alınmadan yapılan arama ve sonucunda elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğundan hükme esas alınamayacağını, hukuka aykırı arama ile elde edilenler dışında sanığın mahkumiyetine yetecek kesin ve inanadırıcı delilin bulunmadığını,
olayda gecikmesinde sakınca bulunması halinin gerçekleşmediği gibi Cumhuriyet savcısı tarafından verilen yazılı emirde hangi adreste ve hangi şüpheliye ilişkin olduğu yazılı olmaması nedeniyle de CMK ve Yönetmeliklere aykırı işlem yapıldığını, suç yerinin okula olan uzaklığı nedeniyle cezanın arttırıldığını, mesafenin keşif yapılarak ölçülmesi ve bu konuda uzman bilirkişi raporu alınması gerektiğini, tanıklar ile sanık arasında husumet bulunduğundan tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağını ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının hukuka aykırı olduğunu” belirtmesi karşısında,
temyiz isteminin CMK’nın 294/2. maddesi kapsamında olduğu ve hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede;
İncelenen dosyada TCK’nın 188/4-a ve 188/4-b maddelerinde düzenlenen iki nitelikli halin birleşmesi nedeniyle sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmemesi karşı temyiz bulunmadığından ve TCK’nın 188/4-b kapsamında keşif yapılmaması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2018/3195, K. 2019/6124, 13 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama