KÜNYE
20. Ceza Dairesi 2018/326 E., 2018/5419 K.·İncelenen Kararla İlgili Bilgiler
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2018
- Mahkeme
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi
- Karar Tarihi-Numarası
- 03/10/2017- 2017/2058 esas ve 2017/1672 karar
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hükümler
- 1)Mahkûmiyet;... 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
08/08/2017 tarihli, 2017/149 esas ve 2017/263 karar sayılı kararı ile 2)İstinaf başvurusunun esastan reddi; ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 03/10/2017 tarihli, 2017/2058 esas ve 2017/1672 karar sayılı kararı ile
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna, “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçunun sabit olmadığına, sanığın yakalanması ve üst araması hukuka uygun olmadığından ele geçen maddelerin maddi delil olarak değerlendirilemeyeceğine, eylemin sabit olmadığına, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun oluştuğuna, sanığın başka delillerle desteklenmeyen ikrarına dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağına ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Dosya içerisinde resmi makamlara beyan ettiği kimlik bilgilerini içeren herhangi bir belge bulunmayan ve yakalandığında üzerinde "... adına düzenlenmiş pasaportun bulunduğu anlaşılan yabancı uyruklu sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtlarının, sanığın vatandaşı olduğu ülke ve gerektiğinde uluslararası kurum ve kuruluşlardan genelgeler doğrultusunda temin edilip, duruşmada okunmadan ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kimlik bilgileri belirlenmeden, sanığın beyanına dayalı olarak ...,... oğlu, 1978 Tahran doğ.... Cumhuriyeti vatandaşı ..." olduğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
2-Kovuşturma sırasında 18/07/2017 tarihli celsede sanığa okunduğu ve sanığın da kabul ettiği belirtilen adli sicil ve nüfus kayıtlarının dosya içerisinde bulunmaması,
3-24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı TCK'nın 53/1-b maddesinin uygulanmaması,
Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2018/326, K. 2018/5419, 22 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama