İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Ceza Dairesi

YARGITAY · 20. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/4763 K.2019/1664

Yüksek Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlüler ... ve ... hakkında Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesince 28.07.2009 tarihinde 2009/398 esas, 2009/561 sayılı kararı ile verilen hapis cezası ile birlikte tedavi…

Esas2018/4763Karar2019/1664Tarih18 Mart 2019Okuma5 dk · 1.012 kelime

KÜNYE

20. Ceza Dairesi 2018/4763 E., 2019/1664 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Mart 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.012 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Yüksek Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlüler ... ve ... hakkında Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesince 28.07.2009 tarihinde 2009/398 esas, 2009/561 sayılı kararı ile verilen hapis cezası ile birlikte tedavi denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kararın kanun yararına bozulması talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 05.07.2018 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A)Konuyla İlgili Bilgiler:

a)Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesince 23.09.2005 tarihinde 2002/654 esas ve 2005/791 karar sayı ile hükümlü ...’in 765 sayılı TCK'nın 404/2. maddesi ve 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca 2.653.185.000 TL adli para cezası ile; hükümlü ...’ın 765 sayılı TCK'nın 404/2-5, maddesi ve 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca 1.308.420.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,

kararın hükümlüler tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.02.2009 tarihli tarihli ilamı ile 5237 sayılı Kanunun hükümlüler lehine sonuç doğuran5237 sayılı Kanunun 191. maddesinin 1 ve 2. fıkraları uyarınca uygulama yapılması gerektiği ve “Hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde, uyuşturucu madde kullanmış olan sanıklar hakkında,

birinci fıkraya göre cezaya hükmedilmeden ikinci fıkra gereğince sadece tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği gibi altıncı fıkranın yollaması uyarınca birinci fıkradaki ceza ile birlikte ikinci fıkradaki tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine de hükmedilebileceği öngörüldüğünden; sanıkların hukuksal durumunun yeniden değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması” gerekçeleri ile kararın bozultuğu,

b)Bozma sonrası yapılan yargılama sonucundan her iki hükümlü hakkında Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesince 28.07.2009 tarihi, 2009/398 esas, 2009/561 karar sayılı karar ile 5237 sayılı TCK’nın 191/1-2 maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği;

Anlaşılmıştır.

B)Kanun Yararına Bozma İstemi:

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, ‘’Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan sanık ... ve...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1. maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca haklarında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/07/2009 tarihli ve 2009/398 esas, 2009/561 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

19/12/2006 tarihli ve 26381 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 7. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi değiştirilmiş ve bu madde uyarınca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı yapılacak yargılama sonucunda mahkemelere iki seçenek sunulmuş olup, anılan

maddenin 2. fıkrası gereğince hüküm vermeden önce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine; kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, aynı maddenin 5. fıkrasına göre de, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranan kişi hakkında açılmış olan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği, aksi takdirde, davaya devam olunarak hüküm verilmesi gerekeceği, diğer bir durumda ise,

mahkemece 6. fıkra uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişinin, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı cezaya hükmedildikten sonra da iki ilâ dördüncü fıkralar hükümlerine göre tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulabileceği ve bu durumda hükmolunan cezanın infazının erteleneceği, 7. fıkra gereğince kişinin mahkûm olduğu cezanın, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde infaz edilmiş sayılacağı, aksi takdirde derhal infaz edilmesi gerekeceği cihetle,

uyuşturucu madde kullanmış olan sanıklar hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yerine, yasal gerekçe gösterilmeden hapis cezası ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesinde isabet görülmemiştir.

5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 27/06/2018 gün ve 94660652-105-34-8311-2018-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak tebliğ olunur.’’ Denilerek, Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.07.2009 tarihli kararının bozulması istenmiştir. C) Konunun Değerlendirilmesi:

9/12/2006 tarihli ve 26381 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ilişkin Kanun'un 7. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi değiştirilmiş ve bu madde uyarınca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı yapılacak yargılama sonucunda mahkemelere iki seçenek sunulmuş olup, anılan maddenin 2. fıkrası gereğince hüküm vermeden önce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine;

kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında denetimli serbestlik tedbirine karar verilebileceği, aynı maddenin 5. fıkrasına göre de, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranan kişi hakkında açılmış olan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği, aksi takdirde, davaya devam olunarak hüküm verilmesi gerekeceği, diğer bir durumda ise, mahkemece 6. fıkra uyarınca uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişinin, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak,

kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı cezaya hükmedildikten sonra da iki ilâ dördüncü fıkralar hükümlerine göre tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulabileceği ve bu durumda hükmolunan cezanın infazının erteleneceği, 7. fıkra gereğince kişinin mahkûm olduğu cezanın, tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranması hâlinde infaz edilmiş sayılacağı, aksi takdirde derhal infaz edilmesi gerekeceği anlaşılmakla;

uyuşturucu madde kullanan hükümlüler hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yerine yasal gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde hapis cezası ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini hükmolunmasında ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 23.02.2009 tarih, 2007/13740 esas, 2009/2467 karar sayılı bozma ilamında önce hükümlü ... hakkında 765 sayılı TCK’nın 404/2. maddesi ile 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca sonuç olarak “2.653.185.000 TL” adli para cezasına;

hükümlü Gafur hakkında 765 sayılı TCK’nın 404/2 ve 405/2. maddeleri ile 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca sonuç olarak “1.308.420.000TL” adli para cezasına hükmedilmiş olması ve bu karar aleyhine temyiz bulunmaması karşısında, bozmadan sonra yapılan yargılama sonucunda hükümlüler hakkında 1 yıl hapis cezası ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle kazanılmış haklarının ihlal edildiği anlaşıldığından kanun yaranına bozma talebi yerinde görülmüştür.

SONUÇ / HÜKÜM

D) Karar: Açıklanan nedenlere göre; Bakırköy 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.07.2009 tarihinde 2009/398 esas, 2009/561 sayılı kararı sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,18.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2018/4763, K. 2019/1664, 18 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Ceza Dairesi
Esas No
2018/4763
Karar No
2019/1664
Tarih
18 Mart 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2018/4763 K.2019/1755
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/4764 K.2019/1661
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2018/4764 K.2019/1568
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2018/4764 K.2019/2855
  • Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2018/4765 K.2019/1660
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2018/4766 K.2019/1712

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.