İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Ceza Dairesi

YARGITAY · 20. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2019/3886 K.2020/784

Yüksek Adalet Bakanlığı'nın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ... hakkındaki Mersin 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 14/05/2014 tarihli, 2012/1169 esas ve 2013/252 sayılı ek kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet…

Esas2019/3886Karar2020/784Tarih22 Ocak 2020Okuma6 dk · 1.123 kelime

KÜNYE

20. Ceza Dairesi 2019/3886 E., 2020/784 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ocak 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.123 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Yüksek Adalet Bakanlığı'nın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ... hakkındaki Mersin 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 14/05/2014 tarihli, 2012/1169 esas ve 2013/252 sayılı ek kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 27/09/2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A-)Konuyla İlgili Bilgiler:

1- Sanık hakkında, 17/01/2008 tarihli “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” eylemi nedeni ile Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 19/09/2008 tarihli, 2008/6656 soruşturma, 2008/10443 esas ve 2008/3052 sayılı iddianamesi ile, sanığın TCK’nın 191/1 ve 53.maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi Mersin 3.Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

2- Mersin 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 25/11/2009 tarihli, 2008/824 esas ve 2009/914 karar sayılı kararı ile, TCK’nın 191/2.maddesi uyarınca sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın Mersin E Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumunda Tebligat Kanunu’nun 35.maddesine göre 26/05/2010 tarihinde tebliğ edildiği, 05/07/2010 tarihinde itiraz edilmeden kesinleştiği,

3- Mersin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 15/07/2010 tarihli çağrı yazısının 09/08/2010 tarihinde Tebligat Kanununun 21/1.maddesine göre tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurduğu, 03/08/2010 tarihinde müdürlükte tebliğ-tebellüğ belgesi imzalatılarak denetim planı hazırlandığı, hastaneye sevkedildiği, hastanede 6 haftalık bağımlılık programına alındığı, hastanenin 01/02/2011 tarihli yazısında 29/12/2010 tarihli 3.randevusuna katılmadığının bildirilmesi üzerine 01/02/2011 tarihli uyarı yazısının 01/02/2011 tarihinde müdürlükte elden tebliğ edildiği, yeniden hastaneye sevkedildiği, hastanenin yazısında tedavisine gerek olmadığının bildirildiği, 23/07/2012 tarihli görüşmesine katılmaması nedeniyle evrakın kapatılarak Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,

4- Mersin 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 20/02/2013 tarihli, 2012/1169 esas ve 2013/252 sayılı kararı ile; sanığa CMK’nın 176/2.maddesindeki uyarıyı içerir duruşma davetiyesinin tebliğe çıkarıldığı, tebliğ edilemediği, sanık savunması alınmadan TCK’nın 191/1, 62 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 6.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,gerekçeli kararın 27/03/2013 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21/1.maddesine göre tebliğ edilerek 04/04/2013 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği,

5- Sanığın kararı 12/05/2014 tarihinde temyiz ettiği, kanun yararına bozma istemine konu Mersin 3.Sulh Ceza Mahkemesinin 14/05/2014 tarihli, 2012/1169 esas ve 2013/252 karar sayılı ek kararı ile; gerekçeli kararın 27/03/2013 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, temyiz talebinin 7 günlük süreden sonra 12/05/2014 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verildiği, ret kararının 20/05/2014 tarihinde cezaevinde tutanakla tebliğ edildiği, sanığın ret kararını temyiz etmediği,

Anlaşılmıştır.

B-)Kanun yararına Bozma İstemi:

“Kullanmak için uyuşturucu vya uyarıcı madde satın almak suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 6.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Mersin 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/02/2013 tarihli ve 2012/1169 esas, 2013/252 sayılı kararına yönelik temyiz talebinin reddine dair Mersin 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/05/2014 tarihli ve 2012/1169 esas, 2013/252 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.

Dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda verilen Mersin 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/02/2013 tarihli kararının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edilerek kesinleştirme işlemi yapılmış ise de, anılan Kanun'un 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir usul benimsenmiş olması karşısında,

öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,

merci tarafından tebligata anılan Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddelerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması, bu usûlün dahi sonuç vermediği takdirde 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre işlem tesisi gerektiği gözetilmeksizin, sanık adına anılan Kanun'un 21/1. maddesine göre tebliğ yapıldığı,

dolayısıyla yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı ve bu nedenle kararın kesinleşmediği cihetle, sanığın temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek, dosyanın temyiz incelemesinin yapılabilmesi için Yargıtay'a gönderilmesi gerekirken, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Mersin 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/05/2014 tarihli ve 2012/1169 esas, 2013/252 sayılı ek kararının kanun yararına bozulması istenilmiştir.

C-)Konunun Değerlendirilmesi: Sanık ...'ın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Mersin 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/02/2013 tarihli ve 2012/1169 esas, 2013/252 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 62, 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince 6.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın kararı temyiz etmesi üzerine Mersin 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/05/2014 tarihli ve 2012/1169 esas, 2013/252 sayılı ek kararı ile süre yönünden temyiz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Dosya kapsamına göre, sanığın yokluğunda verilen Mersin 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 20/02/2013 tarihli kararının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edilerek kesinleştirme işlemi yapılmış ise de, anılan Kanun'un 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir usul benimsenmiş olması karşısında,

öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,

merci tarafından tebligata anılan Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddelerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine ilişkin şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması, bu usûlün dahi sonuç vermediği takdirde 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre işlem tesisi gerektiği gözetilmeden, sanık adına anılan Kanun'un 21/1. maddesine göre tebliğ yapıldığı,

dolayısıyla yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı ve bu nedenle kararın kesinleşmediği anlaşıldığından, sanığın temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek, dosyanın temyiz incelemesinin yapılabilmesi için Yargıtay'a gönderilmesi gerekirken, yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi kanuna aykırı olduğu gibi;

Sanığa, “denetimli serbestlik tedbirine uymadığının iddia edilmesi nedeniyle, duruşmaya katılıp bu konuda beyanda bulunması veya diyeceklerini duruşma gününe kadar yazılı olarak bildirmesi gerektiği, aksi takdirde denetimli serbestlik tedbirine uymadığı kabul edilerek,cezaya hükmolunabileceği” uyarısını içeren tebligat yapılması gerektiği gözetilmeden, duruşma günü davetiyesi tebliğ edilemeyen ve duruşmaya gelmeyen sanığın savunması alınmadan cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması da kanuna aykırıdır.

D-)Karar:

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Mersin 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 14/05/2014 tarihli ve 2012/1169 esas, 2013/252 sayılı ek kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309.maddesinin 4.fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,22/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2019/3886, K. 2020/784, 22 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Ceza Dairesi
Esas No
2019/3886
Karar No
2020/784
Tarih
22 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/3886 K.2020/361
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/3886 K.2020/464
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2019/3887 K.2020/221
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/3887 K.2020/468
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2019/3888 K.2020/461
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/3889 K.2020/237

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.