KÜNYE
20. Ceza Dairesi 2019/5855 E., 2020/1611 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2020
- Mahkeme
- MERSİN 16. Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
- Hüküm
- Mahkûmiyet; (Açıklanması geri bırakılan hükmün, CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanması suretiyle
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Suç tarihinde yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191. maddesi ile hüküm tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik TCK'nın 191. maddesi hükümlerinin ayrı ayrı değerlendirilip karşılaştırma ve somutlaştırma yapılması, sonucuna göre lehe Kanun’un tespit edilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, belirtilen nitelikte karşılaştırma yapılmadan hüküm kurulması,
2)28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla TCK'nın 191. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle, TCK'nın 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendinde yer alan, "kişinin, erteleme süresi zarfında; kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi hâlinde, hakkında kamu davası açılır" hükmü gözetildiğinde, dosya kapsamına göre;
hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı kapsamında sağlık kurumuna sevk edilen sanığın, kendisine önceden bildirilen 15/02/2012 ve 01/03/2012 tarihli kontrol muayenelerine mazeret bildirmeksizin katılmaması üzerine 16/03/2012 tarihli yazı ile uyarıldığı,
uyarı yazısının 27/03/2012 tarihinde tebliğinden sonra süresinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvuran ve hastaneye sevk edilen sanığın, bu kez kendisine önceden bildirilen 21/05/2012 tarihli kontrol randevusuna katılmamak suretiyle ikinci kez yükümlülük ihlalinde bulunması nedeniyle sanığa tekrar yeni bir süre verilerek başvuru yapması konusunda ihtaratta bulunulmadığının anlaşılması karşısında;
ilk uyarıdan sonra tedavi ve denetimli serbestlik tedbirini yerine getirmeye çalışan sanığın, ilk uyarıya uymamasının, "kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etme" olarak kabul edilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2019/5855, K. 2020/1611, 5 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama