İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /20. Ceza Dairesi

YARGITAY · 20. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 20. Ceza Dairesi E.2019/653 K.2019/6692

Yüksek Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan şüpheli ... hakkında Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21.03.2018 tarihli ve 2018/459 Değişik İş sayılı kararının kanun yararına bozulması…

Esas2019/653Karar2019/6692Tarih2 Aralık 2019Okuma10 dk · 1.915 kelime

KÜNYE

20. Ceza Dairesi 2019/653 E., 2019/6692 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Aralık 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.915 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Yüksek Adalet Bakanlığı'nın, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan şüpheli ... hakkında Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21.03.2018 tarihli ve 2018/459 Değişik İş sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 13.03.2019 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı. Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

A) Konuyla İlgili Bilgiler:

1-Şüpheli hakkında 26.12.2014 tarihinde işlemiş olduğu “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma sonucunda, 02.02.2015 tarihli ve 2014/6064 soruşturma, 2015/27 sayılı karar ile.

5237 sayılı TCK’nın 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca erteleme süresi içerisinde bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, aynı Kanun'un 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği,

kararın 02.03.2015 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği ve 18.03.2015 tarihinde kesinleştiği, şüphelinin 10.03.2015 tarihli “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan Lüleburgaz C.

Başsavcılığının 27.05.2015 tarihli 2015/1896 sayılı dosyasından birleştirme kararı verildiği ve aynı tarihte İDDİANAME düzenlendiği, Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.01.2016 tarih, 2015/259 esas ve 2015/199 karar sayılı dosyasından Kamu Davası Açılmasının Ertelenmesi kararının 17.03.2015 tarihinde kesinleşmesi, birleştirmeye konu diğer eylemin ise 10.03.2015 tarihinde işlenmesi nedeniyle BERAAT kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının infazının devamına karar verildiği, kararın, sanığın askerde olması nedeniyle nöbetçi subaya 16.02.2016 tarihinde tebliğ edilmesi suretiyle kesinleştiği,

2-Sanığın 26.01.2016 tarihli “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/1891 soruşturma, 2017/9 karar sayılı dosyasından 25.01.2017 tarihinde Kamu Davası Açılmasının Ertelenmesi kararı verildiği, kararın 03.02.2017 tarihinde mahkeme beyanındaki adreste tebliğ edildiği, 31.07.2017 tarihli SAMBA programının 5. oturumuna katılmadığından 25.08.2017 tarihinde sanığa uyarı evrakının tebliğ edildiği, 02.10.2017 tarihinde Kamu Davası Açılmasının Ertelenmesi kararının kaldırılarak kaydın kapatılmasının Denetim Müdürlüğünden istendiği,

(Bu arada sanığın 16.04.2017 tarihli “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan hakkında Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.10.2017 tarih, 2017/4992 soruşturma nolu dosyası ile Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/1891 soruşturma nolu dosyalarının birleştirilmesine karar verildi) sanık hakkında 05.10.2017 tarih, 2016/1891 soruşturma, 2017/1695 esas, 2017/1353 sayılı iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı,

(26.01.2016 tarihli eylemiyle verilen KDAE kararının 16.04.2017 tarihinde yeniden madde kullanılarak kapatılması nedeniyle) Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08.02.2018 tarih, 2017/473 esas, 2018/7 karar sayılı kararıyla.

Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma sonucunda, 02.02.2015 tarihli ve 2014/6064 soruşturma, 2015/27 sayılı karar ile verilen Kamu Davası Açılmasının Ertelenmesine dair kararın 02.03.2015 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Yasasının 21/2 maddesi gereğince tebliğinin yapıldığı, bu yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı ve bu haliyle ihlal ve ısrar koşulunun oluşmayacağı değerlendirilerek durma kararı verildiği,

Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 19.02.2018 tarihinde netice karar olmaması nedeniyle yapılan itiraz üzerine Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21.03.2018 tarih ve 2018/459 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği,

Anlaşılmıştır. B) Kanun Yararına Bozma İstemi:

Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan sanık ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 02/02/2015 tarihli ve 2014/6064 soruşturma, 2015/27 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve şüpheli hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 10/03/2015 tarihinde aynı suçu yeniden işlediğinden bahisle Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27/05/2015 tarihli ve 2014/6064 soruşturma, 2015/750 esas, 2015/744 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine,

yapılan yargılama neticesinde, sanığın 10/03/2015 tarihindeki anılan suçu kamu davasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlediğinden bahisle beraatine ve Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 02/02/2015 tarihli ve 2014/6064 soruşturma, 2015/27 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının devamı için bildirimde bulunulmasına ilişkin Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26/01/2016 tarihli ve 2015/259 esas ve 2016/49 sayılı kararının kesinleşmesini takiben, 10/03/2015 tarihinde işlediği iddia edilen suç nedeniyle Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 25/01/2017 tarihli ve 2016/1891 soruşturma,

2017/9 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 16/04/2017 tarihinde aynı suçu yeniden işlediğinden bahisle Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05/10/2017 tarihli ve 2016/1891 soruşturma, 2017/1695 esas, 2017/1353 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine,

yapılan yargılama sonucunda, kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince durmasına ilişkin Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08/02/2018 tarihli ve 2017/473 esas ve 2018/7 sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21/03/2018 tarihli ve 2018/459 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Dosya kapsamına göre, 1- Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26/01/2016 tarihli ve 2015/259 esas ve 2016/49 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;

7201 sayılı Kanun'un 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres esas alınarak,

7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,

merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği,

yine dosya kapsamına göre Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 02/02/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının da sanığın kolluktaki ifadesi sırasında alınan adresine aynı zamanda mernis adresi olduğuna ilişkin kayıt düşülerek doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre 02/03/2015 tarihinde tebliğ edildiği, bu durumda tebligatın yukarıda belirtilen usule aykırı şekilde yapılmış olduğu,

buna göre kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edilmemekle kesinleşmediğinden erteleme süresinin başlamayacağı ve 10/03/2015 tarihinde aynı suçu işlediğinden bahisle sanık hakkında kamu davası açılamayacağı cihetle, Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/02/2015 tarihli kamu davasının ertelenmesi kararı müteakip, 10/03/2015 tarihinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçunu işleyen sanık hakkında açılan kamu davasının, 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesindeki, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir.

Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir.

Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde düzenlemeler uyarınca, durmasına ve kamu davası açılmasının ertelenmesi koşullarına uygun sonuç ve biçimde değerlendirilme yapılmak üzere dosyanın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,

2- Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21/03/2018 tarihli ve 2018/459 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede,

Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27/05/2015 tarihli ve 2014/6064 soruşturma, 2015/750 esas, 2015/744 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sırasında sanığın hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02/02/2015 tarihli ve 2014/6064 soruşturma, 2015/27 sayılı kararından haberdar olduğu ve anılan karara itiraz etmediği gibi,

yargılama sonunda Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26/01/2016 tarihli kararı üzerine yeniden verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığının 25/01/2017 tarihli ve 2016/1891 soruşturma, 2017/9 sayılı kararının ise sanığa 03/02/2017 tarihinde tebliğ edilerek kesinleşmesini müteakip, Kırklareli Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne 28/02/2017 tarihinde müracaat eden sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlanıldığının anlaşılması karşısında,

erteleme ve denetim süresi içinde 16/04/2017 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçunu işleyen sanığın, 191/5. maddesindeki "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,

dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" şeklindeki düzenlemeye nazaran mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir, denilerek 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21/03/2018 tarihli ve 2018/459 değişik iş sayılı kararının bozulması istenilmiştir.

./..

C) Konunun Değerlendirilmesi:

7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesinde “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres esas alınarak,

7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,

merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği,

yine dosya kapsamına göre Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilen 02/02/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının da sanığın kolluktaki ifadesi sırasında alınan adresine aynı zamanda mernis adresi olduğuna ilişkin kayıt düşülerek doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre 02/03/2015 tarihinde tebliğ edildiği,

bu durumda tebligatın yukarıda belirtilen usule aykırı şekilde yapılmış olduğu anlaşılmışsa da sanığın Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/259 esas sayılı dosyası kapsamında Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.11.2015 tarih ve 2015/978 talimat sayılı duruşmasında hakkında Tedavi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri kararı verildiğini, askerde olduğundan tedaviye uyamadığını beyan etmek suretiyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinden haberdar olduğunun anlaşıldığı,

ayrıca sanığın 26.12.2014 tarihinde işlemiş olduğu “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan verilen kamu davası açılmasının ertelenmesine dair karardan sonra açılan Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 26.01.2016 tarih, 2015/259 esas ve 2015/199 karar sayılı dosyasından 'Kamu Davası Açılmasının Ertelenmesi kararının 17.03.2015 tarihinde kesinleşmesi,

birleştirmeye konu diğer eylemin ise 10.03.2015 tarihinde işlenmesi nedeniyle BERAAT kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının infazının devamına' dair karar verilmiş ve bu karar kesinleşmiş olduğundan sanığın 26.01.2016 tarihli “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/1891 soruşturma, 2017/9 karar sayılı dosyasından 25.01.2017 tarihinde Kamu Davası Açılmasının Ertelenmesi kararı verildiği,

kararın ise sanığa 03/02/2017 tarihinde tebliğ edilerek kesinleşmesini müteakip, Kırklareli Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne 28/02/2017 tarihinde müracaat eden sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlanıldığı, sanığın erteleme ve denetim süresi içinde 16/04/2017 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 191/5. maddesindeki "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,

dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" şeklindeki düzenlemeye nazaran yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken durma kararı verilmesi neticesinde Lüleburgaz Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 19.02.2018 tarihinde netice karar olmaması nedeniyle yapılan itiraz üzerine Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21.03.2018 tarih ve 2018/459 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

D)Karar: Açıklanan nedenlere göre;

SONUÇ / HÜKÜM

Lüleburgaz 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 08.02.2018 tarih, 2017/473 esas, 2018/7 karar sayılı kararıyla; yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken durma kararı verilmesi neticesinde itiraz üzerine Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/03/2018 tarihli ve 2018/459 değişik iş sayılı kararı ile ret kararı vermesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma talebi değişik gerekçeyle yerinde görüldüğünden kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA; aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, 02.12.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2019/653, K. 2019/6692, 2 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
20. Ceza Dairesi
Esas No
2019/653
Karar No
2019/6692
Tarih
2 Aralık 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/653 K.2019/7416
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2019/654 K.2019/9149
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2019/654 K.2019/7840
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/654 K.2019/7126
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2019/656 K.2019/4501
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2019/656 K.2019/6771

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.