KÜNYE
20. Ceza Dairesi 2020/1200 E., 2020/4028 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2020
- Mahkeme
- ERZURUM Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hükümler
- a) Mahkûmiyet; Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 15/10/2018 tarihli 2016/166 esas ve 2018/324 sayılı kararı
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
b) İstinaf başvurularının esastan reddi; Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin 08/03/2019 tarihli 2019/166 esas ve 2019/332 sayılı kararı
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmekle, temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
A- Sanık ... hakkında verilen hükmün incelenmesinde:
Hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesinden sonra, sanığın ceza infaz kurumundan gönderdiği 09.04.2020, 13.04.2020 ve 13.05.2020 tarihli dilekçelerindeki "...Temyiz hakkımdan feragat eder, dosyamın onanmasını talep ederim." şeklindeki beyanının temyiz isteğinden vazgeçme niteliğinde olduğu anlaşıldığından, sanık hakkındaki hükmün İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
B- Sanık ... hakkında verilen hükmün incelenmesinde:
Sanık müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğinin, 08/03/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 299/1-1. cümlesine getirilen değişiklik uyarınca takdiren reddine karar verilerek duruşmasız inceleme yapılmıştır.
5271 sayılı CMK'nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK'nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de dikkate alınarak sanık müdafiinin dilekçesindeki temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönlerine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere göre yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1- Sanığın TCK’nın “53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğunun, “kendi alt soyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilmesine kadar”, “kendi üst soyu ve diğer kişiler” yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” sürmesine karar vermek gerektiği ve hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasadaki değişikliğin dikkate alınması gözetilmeden, 53. maddenin (3) numaralı fıkrasına aykırılık oluşturulması,
2- Hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında, TCK'nın 52. maddesinin 4. fıkrasına aykırı olarak taksit aralığının gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi'nin 08/03/2019 tarihli, 2019/166 esas ve 2019/332 karar sayılı istinaf başvurularının esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK'nın 302/2-4. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 303. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Van 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15/10/2018 tarihli, 2016/166 esas ve 2018/324 karar sayılı hükmünün,
1- TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasadaki değişiklikten sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK’nın 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2020/1200, K. 2020/4028, 8 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama