KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2005/14934 E., 2006/5467 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 106 ada 83 parsel sayılı 3.077,90 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesiz olarak tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... Köy Tüzelkişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın orman kadastro komisyonunca Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasının 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; her ne kadar davacı Hazine çekişmeli yerin orman kadastro komisyonunca Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiasıyla dava açmış ise de, bu talep taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu savını da içinde bulundurur.
Hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda; taşınmazın üzerinde gölet inşa edildiği, maki türü ağaççıkların bulunduğu, memleket haritasında taşlık ve ... rumuzlu alanda işaretlendiği, 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılıp dava tarihi itibariyle kesinleşen orman sınır haritasının dışında kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiştir.
Keşifte dinlenen yerel bilirkişi, çekişmeli yerin önceleri köylüler tarafından hayvan otlatılarak kullanıldığını, sonradan gölet yapıldığını, Köy Tüzelkişiliğine ait olduğunu açıklamıştır. Taşınmazın üzerinde halihazırda maki ağaççıklarının ve göletin bulunduğu, köylüler tarafından önceleri hayvan otlatılmak suretiyle sonradan da gölet olarak kullanıldığı yerel bilirkişi anlatımı, orman bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla belirlenmiştir.
Çekişmeli taşınmaz, kadastro sırasında belgesiz olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine istinaden davalı Köy Tüzelkişiliği adına tespit edilmiş olup davalının mülkiyet belgesi bulunmamaktadır. Davalının taşınmazı, hayvan otlatmak ve gölet yapmak suretiyle kullanması 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddesi anlamında ekonomik amacına uygun zilyetlik olarak değerlendirilemez. Kaldı ki taşınmaz üzerinde halen maki ağaççıkları bulunmakta olup imar ihya edilmemiştir.
Bu durumda davalı Köy Tüzelkişiliği yararına 3402 Sayılı Yasanın 14.
ve 17. maddelerinde düzenlenen zilyetlik ve imar ihya yoluyla taşınmaz edinme şartları gerçekleşmemiştir. Hal böyle iken, açılan davanın kabulüne taşınmazın aynı miktar ve nitelikle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2005/14934, K. 2006/5467, 21 Nisan 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama