Davacı 26/03/2003 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Beldesi ... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 15/05/1986 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu ile 24/11/1988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1956 yılında yapılarak kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın 1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında orman olması nedeniyle kadastro harici bırakıldığına, H.G.K.nun 12/05/2004 gün ve 2004/8-242-292 sayılı kararı ile kabul edilen ilkeye göre orman olan yerlerin bu niteliğini koruduğu sıradaki zilyetliğin zilyet yararına bir hukuki sonuç doğurmayacağına,
taşınmazın orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı tarihten itibaren 20 yıllık kazanım suresi gerçekleşmediği gibi 18/11/2003 tarihinde yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne göre herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılan taşınmazların orman sınırları içine alınabileceği gözetilerek, gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 450.00.- YTL. vekalet ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak, davalı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine 07/02/2006 günü oybirliği ile karar verildi.