KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/10109 E., 2006/12785 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler ile davacı Hazine ve davalı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri ... Kasabası, ... Mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, ... bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 3848.58 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki gerçek kişilerin davalarının reddine, davacı Hazinenin davasının kısmen kabulü ile taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline, kal talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler, davacı Hazine ve davalı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1985 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1989 yılında yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1956 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
1) Davacı gerçek kişilerin temyiz itirazları yönünden,
Tüm dosya kapsamı, uzman bilirkişi raporları, toplanan delillerden çekişmeli taşınmazın 1956 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmalarında tescil harici bırakıldığı, yörede 1985 ve 1987 yıllarında yapılan orman kadastro çalışması, aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında orman sınırları dışında bırakıldığı, % 10 eğimli olduğu, içinde halen münferit ... ağaçlarının bulunduğu, ...
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 26.09.1990 tarih ve 913 sayılı kararı ile taşınmazın kısmen I derece kısmen de III. derece arkeolojik sit alanı içinde kaldığı, Arkeolog Bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda taşınmazın içinde halen antik döneme ait yapı kalıntılarında kullanılan blok taşlar ve sütun altlığı parçalarının bulunduğunun belirtildiği ve rapor ekindeki fotoğraflarla da bu hususun doğrulandığı ve devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu anlaşıldığından, davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı hazinenin ve davalı orman yönetiminin temyiz itirazlarına gelince ;
Mahkemece davacı gerçek kişilerin açmış olduğu tescil davasının reddine, davacı hazinenin açtığı tescil davasının kısmen kabulü ile çekişmeli taşınmazın Hazine adına tapuya tescili, kal talebi yönünden ise taşınmazın üzerinde kal’i gereken bir yapı bulunmadığından talebinin reddi yolunda hüküm kurulmuştur.
Ancak dava dilekçesi ve davacıların 17.04.2003 tarihli dilekçesi göz önüne alındığında dava konusu olan taşınmazın, taşınmaza kuzeyden komşu olduğu belirtilen ... ve ... ...'e ait taşınmazlara kadar olan bölümünü talep ettikleri ve bu bölümün ... bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3 848.58 m2 yüzölçümündeki çekişmeli taşınmaz ile birlikte yine bu bölümün içinde yer alan ve başka bir taşınmaza da komşu olmayan (B) harfli 22.23 m2 ve (C) harfli 43.43 m2 yüzölçümündeki baz istasyonu olarak kullanıldığı belirtilen taşınmazların da dava konusu edildikleri anlaşılmaktadır.
Mahkemece (A) harfi ile gösterilen taşınmaz ile ilgili olarak tescil yolunda hüküm kurulurken taşınmazın niteliğinin belirtilmemiş olması ve bu taşınmazın içinde yer alan ve baz istasyonu olarak kullanıldığı anlaşılan (B) ve (C) harfli bölümler ile ilgili olarak da olumlu ya da olumsuz olarak bir hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/10109, K. 2006/12785, 5 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama