KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/10192 E., 2006/11748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
579 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, ... (...) Köyü 1387 parsel sayılı 13.400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz T. Evvel 306 Y.78 sıra numaralı tapu kaydı ve 538 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... Uysal adına tespit edilmiş satış yoluyla da davalıya intikal etmiştir.
Davacı ..., çekişmeli taşınmazın bir bölümünün kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı, tahdit içinde kalan bölümlerinin tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalının haksız el atmasının önlenmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, Yönetimin davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman ve ... bilirkişileri tarafından düzenlenen 03.06.2005 havale tarihli raporda (A) ile işaretlenen 6.931 m2 yüzölçümlü bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalının bu yere yönelik el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali tescil ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1944 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1954 yılında genel arazi kadastrosu, 03.10.1996 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; bir örneği dosyada yer alan tahdit haritasında 1229, 1230, 1231-1232 nolu orman sınır noktalarını birleştiren hat ile karara dayanak alınan bilirkişi tarafından düzenlenen krokide, aynı noktaları birleştiren hat arasında açı, eğim ve uzaklık bakımından farklılık vardır.
Bundan ayrı, davalı ... hakkında çekişmeli 1387 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak Orman Yasasına muhalefet suçundan açılan ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/50-90 sayılı dosyasında hükme dayanak yapılan Oman Bilirkişi ... Eke ve Harita Mühendisi ... Öntaş tarafından yapılan hat uygulaması ile temyize konu dava dosyasında bilirkişi kurulu tarafından yapılan hat uygulaması birbirinden farklı olup mahkemece bu yönler üzerinde durularak çelişkiler giderilmemiştir.
Bu haliyle uzman bilirkişilerin orman tahdit haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı ve taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tabi tutulduğu net olarak anlaşılamamaktadır. Hakimin bilirkişi raporlarını denetleme yükümlülüğü vardır.
Orman tahdidinin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir.
O halde; öncelikle 3116 ve 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastro, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkartma haritaları, işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarını gösteren askı ilan tutanakları, 1954 yılında yapıldığı anlaşılan kadastro paftası bulundukları yerden getirtildikten sonra mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ... memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte,
yörede 1944 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşmiş tahdit haritası ve 1996 yılında 3302 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2/B madde haritaları ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 6 ya da 7 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın ilk tahdit haritası ile aplikasyon ve 2/B madde haritasındaki konumları duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanmalı;
bilirkişilere, çekişmeli yerin bu haritalara göre yapılan uygulamalarla ilgili konumlarını ayrı ayrı renklerle gösteren müşterek kroki düzenlettirilmeli, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/10192, K. 2006/11748, 21 Eylül 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama