KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/10196 E., 2006/13179 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Köyü ... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece ... bilirkişi krokisinde (A) ile işaretli 32621.01 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 14.01.1980 tarihinde ilan edilmiş ve 15.02.1980 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Mahkemenin hükme esas aldığı orman bilirkişi raporuna ekli konum gösteriminde renksiz memleket haritası kullanılmış ve harita bilirkişi tarafından renklendirilmiştir. Ayrıca; memleket haritası ve yörede 1980 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında oluşturulan pafta örneğinin ölçekleri denkleştirilip, birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle konumu gösterilmediğinden rapor denetlenememektedir.
Dairemizin iade kararı üzerine dosyaya eklenen orijinal renkli memleket haritası ve genel arazi kadastro paftası ile bilirkişinin konum gösterimi birlikte değerlendirildiğinde konuma göre taşınmazın içinden ... Deresinin geçtiği izlenimi oluşmaktadır. İçinden ... geçmiyor ise konumu yanlış yerde gösterilmiştir; derenin geçiyor olması halinde ise, ... ve ... yatağının taşınmazın diğer bölümleri ile birlikte kişi adına tescili doğru değildir.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir ... elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte ... araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; ... yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Taşınmazın açık alanda kalmadığı anlaşıldığı takdirde; dosyaya getirtilen orijinal renkli memleket haritasında ... tamamen fıstık ve çalılık sembolleri taşıyan yeşil alanlar olarak göründüğünden bu yön üzerinde durulmalı; yüksek eğimli çalılıkların orman sayılan yer olduğu, fıstık ağacının kökeninin ise bir tür orman ağacı alan menegiç olduğu düşünülmelidir.
Bunlardan ayrı yerel bilirkişi ve tanıklarca taşınmazın davacı tarafından dava tarihinden bir yıl önce satın alındığı açıklandığı halde, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde düzenlenen kısıtlamaların satıcı veya satıcılar yönünden de yapılması gerekirken, bu hususta gerekli araştırmanın yapılmamış olduğu görülmüştür. Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/10196, K. 2006/13179, 10 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama