KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/10208 E., 2006/13740 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
250 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili ile Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri ... Köyünde bulunan toplam dört parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili ile Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. (eski 639) maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1953 yılında yapılarak kesinleşmiştir.
Mahkemece keşif yapılarak dava konusu taşınmazların konumu ve miktarları belirlenmemiştir. Taraflar açısından kesin hüküm oluşması bakımından keşif yapılarak taşınmazların konumunun belirlenmesi, bilirkişilerden infaza elverişli krokili rapor alınması gerekmektedir. Bu nedenle, öncelikle dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ilişkin kadastro paftası örneği ve komşu parsel tutanakları getirtildikten sonra, ... bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte dava konusu taşınmazların paftaya göre konumları ve yüzölçümleri belirlenerek, ... bilirkişi tarafından düzenlenecek krokide gösterilmesinin sağlanması, bundan sonra bir karar verilmesi gerekirken, taşınmazların konumları ve yüzölçümleri belirlenmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/10208, K. 2006/13740, 17 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama