KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/10394 E., 2006/13574 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Köyü ... mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemişdir. Mahkemece, 18/10/2006 tarihli ek ... bilirkişi raporunda 731.75 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile ... oğlu 1961 doğumlu davacı ... adına tapuya tesciline, karar verilmiş, hüküm davalılar Orman Yönetimi ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 11/11/1966 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre 08/07/1991 tarihinde ilanı yapılarak dava tarihinde kesinleşen 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu kısmi olarak yapılmış, çekişmeli taşınmaz kısmi yapılan kadastro alanı içinde kalmamaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Hükme dayanak alınan ... bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın konumunu, kadastro çalışmalarına esas olmak üzere fotokometrik yöntemle hazırlanan 1/5000 ölçekli haritada gösterilmediği gibi, taşınmazın tahdit haritasına göre konumu da uzman orman bilirkişi tarafından nokta olarak gösterilmiş, tahdit haritasıyla irtibatlı kroki düzenlenmemiştir. Raporlar bu haliyle denetimden uzak ve yetersizdir. Bilirkişilerin yetersiz raporlarına dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman, bir ... orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu ... memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp,
değişik açı ve uzaklıklarda olan 900- 901- 902- 903- 889- 890- 891- 892- 893- 894- 895- 896- 897- 898 ve 899 OTS noktalarını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, ayrıca yörede 1970 yılında yapılan kadastro sırasında çekişmeli taşınmazın kadastro harici bırakıldığı,
2005 yılında yeniden kadastro çalışmalarına başlanıldığı bildirildiğine göre, yargılama sırasında çekişmeli taşınmazla ilgili kadastro tutanağının düzenlenip düzenlenmediği sorulmalı, düzenlenmiş olması halinde davaya bakmaya kadastro mahkemesinin görevli olacağıda düşünülmeli, bundan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/10394, K. 2006/13574, 16 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama