KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/10555 E., 2006/13172 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
801 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 112 ada 202, 203, 207, 226, 258, 200 parsel sayılı sırasıyla 12666.67 m2, 16066,67 m2, 16200 m2, 13100 m2, 5925 m2, 3200 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla - ev, ahır, samanlık nitelikleri ile, 200, 202, 203 ve 258 parseller vergi kaydına dayalı olarak, diğerleri belgesizden Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler, bu yerlerin kendilerine ait ... alanı olduğu iddiasıyla dava açmış, Orman Yönetimi 226 parselin orman olduğu iddiası ile davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 226 parselin orman niteliği ile Hazine, diğer çekişmeli parsellerin ise davacı gerçek kişiler adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman bilirkişilerce memleket haritası, amenajman planı ve ... fotoğraflarının usulünce uygulanması sonucu hazırlanan raporda çekişmeli 226 parselin orman sayılan yerlerden olduğu belirlenip, eylemli biçimde de orman olduğu; 258 parselin ise orman sayılmayan yerlerden olup davacılar yararına zilyetlikle ... edinme koşullarının gerçekleştiğinin anlaşılmasına göre Hazinenin 226 ve 258 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) 200, 202, 203 ve 207 sayılı parsellerle ilgili temyiz itirazlarına gelince; bu parsellerin memleket haritası, amenajman planı ve ... fotoğraflarının açık alanda kaldıkları belirtilmiş olsa bile konumlarının gösteriminde seyrek ... ağacı sembolü alanda kaldıkları görülmektedir. Ayrıca, bu yerlerin pafta örneğinde görüldüğü üzere dört tarafları tapulama dışı ormanla çevrilidir. Bu durum, 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi anlamında orman işi açıklık niteliğinde olduklarının göstergesidir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda ... ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda ..., inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle ... açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda ... ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, ... ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır.
Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan ... kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan ... kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek gerçek kişilerin davasının reddi gerekirken, dava konusu ... Köyü 112 ada 200-2002-203 parsel sayılı taşınmazların özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/10555, K. 2006/13172, 10 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama