KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/10651 E., 2006/13276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
550 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.07.1996 gün ve 7022-9465 sayılı bozma kararında özetle. "Çekişmeli ...
Mahallesi 174 ada 4 parsel hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, yapılan araştırmanın taşınmazın hukuki durumunu ve orman olup olmadığını belirlemeye yeterli olmadığı, bu nedenle yeniden yapılacak keşifte eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanması, taşınmazın orman olmadığı anlaşılırsa yöntemine uygun mera araştırması yapılması" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin 22.10.2001 tarihli krokide (B) işaretli 32.501 m2 taşınmazın davalı ... mirasçıları adına payları oranında tesciline, (A) işaretli bölümün davalı Belediye Başkanlığı adına tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Mahkemece bozma kararına uyulmak suretiyle hüküm kurulmuşsa da, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; uzman bilirkişi ... tarafından hazırlanan rapor ekinde memleket haritası bulunmamakta, böylece taşınmazın memleket haritasındaki konumu, orman olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
O halde; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı;
böylesine yapılacak bir incelemeden sonra taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılırsa tapu kaydı yöntemince yerine uygulanmalı ve kayıt uyduğu takdirde değişir sınırlı olduğu gözönünde bulundurularak 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kayıt miktarı kadar bölüm için davanın kabulüne karar verilmeli; kayıt uymadığı takdirde taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık olup olmadığı hususu üzerinde durularak, orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı düşünülmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/10651, K. 2006/13276, 12 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama