KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/10677 E., 2006/13634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Orman Bakanlığı ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., tapu kaydına, dayanarak yörede 1999 yılında ilk kez yapılan ve 16.07.1999-16.01.2000 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında Merkez, ... mevkiindeki ... 1988 tarih 4 noda tapuya kayıtlı taşınmazın tamamının orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, 29.06.2005 tarihli ... bilirkişi krokisinde koordinatları gösterilen 20115,68 m2 yüzölçümündeki dava konusu taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına, davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Orman Bakanlığı ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, on yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Dava konusu taşınmaz, Mayıs 1957 tarih 14 nolu tapu kaydı ile Hazinenin tarafı olduğu tescil ilamı ile ... adına tapuya tescil edilmiş, daha sonra satış yolu ile ... 1988 tarih 4 nolu tapu ile davacı ...'ye geçmiştir. Tescil davasında Orman Yönetimi taraf olmadığı için tescil ilamı Orman Yönetimini bağlamaz.
Çekişmeli taşınmazın yörede yapılan ve 16.07.1999 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu sınırları içine alındığı ve işlemin 17.01.2000 yılında kesinleştiği, davacı ..., zilyetlikten tescil ilamı ile tapuya tescil edilip, satış yoluyla kendisine geçen ... 1988 tarih 4 nolu tapu kaydına dayanarak 10 yıllık süre içinde 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesi uyarınca davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Bu davanın görülebilme koşulu, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğünden yani 17.07.1945 tarihinden önce oluşturulan ve yasal değerini koruyan bir tapu kaydının bulunmasıdır. Somut olayda; dayanılan tapu, bu nitelikte bir kayıt değildir. Hal böyle olunca, davacı gerçek kişinin açtığı davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek kabule karar verilmesi isabetsizdir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/10677, K. 2006/13634, 16 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama