KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/10873 E., 2006/14505 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.278 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı gerçek kişiler, 11.04.2000 tarihli dilekçeleriyle, ... ... Köyü Hanönü mevkiinde dava dışı 201 sayılı parsele bitişik yaklaşık 10 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın, kadastro harici bırakılan yerlerden olduğu, yararlarına imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu iddiasıyla adlarına tapuya tesciline akar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava, kadastro harici bırakılmış taşınmazın Medeni Yasanın 713 maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı ile mülk edinme nedenine dayalı ve tescil istemine ilişkindir.
... ... Köyünde 1942 yılında yapılan orman kadastrosundan sonra 1976 yılında 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre ekip çalışmalarına başlanmışsa da, köylüler tarafından anlaşmazlık çıkartılması üzerine, ekip çalışmaları bitirilememiş ve ilan işlemi de yapılamamıştır. Daha sonra, 27.09.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre.
1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidinin aplikasyonu ve herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulaması yapmak yetkisiyle görevlendirilen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu,
1985 yılında işe başlayarak ve 2896 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne dayanarak 17.12.1985 tarih ve 33 numaralı tutanak ile yeniden oluşturulan 2569 - 49 - 2570 numaralı orman sınır hattı ile 1942 tahdidi dışında kalan bir bölüm yeri orman sınırı içine almış ve 05.05.1986 tarihli işi bitirme tutanağı düzenlendikten sonra şekli ve hukuki noksanlıkları da bulunmadığından 19.06.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3302 Sayılı Yasa döneminde düzenlenen 22.05.1987 tarihli işi bitirme tutanağı ile çalışmalarını tamamlamış, ancak 28.05.1988 gününde 3373 Sayılı Yasa yürürlüğe girdikten sonra çalışma sonuçlarını 08.07.1987 tarihinde ilana çıkarmıştır.
Çekişmeli taşınmaz, ... ... Köyünde 1963 ila 1965 yıllarında yapılıp, 23.02.1966 ila 24.03.1966 tarihlerinde ilan edilen genel arazi kadastrosunda tapulama dışı bırakılmıştır.
Kesinleşmiş orman kadastrosu ve tapulama paftasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1988 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, makiye ayırma işlemine konu edilmediği belirlenmiş, ziraat uzmanı bilirkişi tescili istenen taşınmazın % 0 - 3 eğimli taşlık ve çalılık iken imar ihya edilip en az 35 yıldır ... alanı olarak kullanıldığını bildirmiş, 22.12.2004 tarihli keşfe katılan yerel bilirkişi ... ... taşınmazın ... Kesen ve sonrada mirasçıları tarafından ilkin ... ... alanı olarak kullanıldığı, son 20 yıldır kivi yetiştirildiğini, niçin tapulama harici bırakıldığını
bilmediğini, taşınmazda ufak tefek çalılar varken bunların da temizlendiğini söyleyip, dava dışı 201 sayılı parselin tesbitine esas alınan tapu kaydının sınırlarını tarif etmiş, tapu kaydındaki ... sınırının kuzeydeki taşınmazlar olabileceğini, orman kadastro tutanakları ile ... tutanaklarındaki yerleri ve mevkileri bilmediğini, davacı tanıkları ... ... ve ...
Kıvrak taşınmazın en az 30-40 yıldır ... alanı olarak kullanıldığını, ufak tefek çalıların temizlendiğini bunun dışında imar ihya hatırlamadıklarını söylemişler, 27.06.2005 tarihli keşifte dinlenen davalı belediye tanığı ...
Orhun taşınmazın taşlık ve çalılık niteliği nedeniyle tapulama dışı bırakıldığı, taşlık ve çalılık niteliğini devam ettirirken son 8-10 yılda imar ihya edildiğini celsede duruşma salonunda dinlenen tanıklardan ... ... köy hizmetlerinde çalıştığı için bildiğini, 7-8 yıldır davacılar tarafından zilyet edildiğini, taşınmazın daha önceki halini bilmediğini, tanık ... ... ise taşınmazın daha öncesinde fundalık iken 8-10 yıldır ... kesen mirasçıları tarafından ekilip biçildiğini, fundalıktan kimin tarafından temizlendiğini bilmediğini bildirmiştir.
Mahkemece duruşmada dinlenen davalı belediye tanıklarının beyanlarına değer verilerek dava red edilmişse de, teknik bilirkişi raporlarına niçin değer verilmediği, davacı tanıkları ve yerel bilirkişi beyanları karşısında, celsede dinlenen davalı tanıklarının beyanlaranı niçin değer verildiği yada onlara göre ... tutulduğu açıklanmamıştır.
Diğer taraftan, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek yerlerden olup olmadığı yöntemince araştırılmamıştır.
Şöyle ki, çekişmeli taşınmaza sınır olup davacılara ait olduğu anlaşılan 201 sayılı parselin dayanağı tapu kayıtları ve çekişmeli parselin diğer komşuları olan kadastro parsellerine uygulanan kayıtlar getirtilmemiş ve yöntemince uygulanmış, çekişmeli taşınmazın bu kayıtlarda ne şekilde nitelendirildiği saptanmamış, imar planı uygulanmamış, orijinal kadastro paftası getirtilmemiş, çekişmeli taşınmazın genel arazi kadastrosunda ne gibi işleme tabi tutulduğu, niçin tapulama dışı bırakıldığı,
başka deyişle hangi nitelikte olduğu için tapulama dışı bırakıldığı saptanmamış, taşınmazın eski tarihli harita ve fotoğraflarda ne şekilde nitelendirildiği araştırılmamıştır.
Kesinleşmiş orman kadastrosunun bulunduğu hallerde bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanması suretiyle belirlenir. 3116 Sayılı Yasa sadece Devlet Ormanlarının kadastrosunun yapılacağını öngördüğünden, bu yasaya göre 1942 yılında yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalacağından, 4785 sayılı yasa hükümleri gözetilerek 1983 ila 1988 yıllarında yapılıp ilan edilerek 1988 yılında kesinleşen orman kadastro haritası uygulanarak çekişmeli taşınmazın devletleşen orman alanı olup olmadığının saptanması gerekir.
O halde öncelikle, çekişmeli taşınmazın yer aldığı orijinal arazi kadastro paftası, yöreye ilişkin imar planları ve haritası, imar planlarının yapımında kullanılan şehir fotoğrafları, son 20 yılda çekilmiş şehir ... fotoğrafları, en eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı, 1942 yılında ve 1988 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin tüm tutanaklar ve haritalar ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında;
bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ... elemanı ve bir ziraat uzmanı bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte uygulanmak suretiyle; çekişmeli taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 1988 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin tutanaklar ve haritalar ile arazi kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp,
değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 15-20 adet orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın ayrı yarı 1942 ve 1988 tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, getirtilen diğer belgelerde ne şekilde nitelendirildiği, arazi kadastrosunda niçin
tapulama dışı bırakıldığı belirlenmeli. 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra,
her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın 1942 yada 1988 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan bölümleri için davanın reddine karar verilmeli,
orman kadasrosu sınırları dışında olmasına rağmen eski tarihli belgelerde orman olarak nitelendirilmeleri yada komşu parsellerin dayanak tapu ve vergi kayıtlarında orman olarak nitelendirilmesi halinde, 4785 sayılı yasa hükümleri gözetilerek yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna kadar orman sayılan yerlerden kabul edilip, orman kadastrosunun kesinleştiği 1988 yılından dava tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresi dolmayacağından bu nedenle davanın reddine karar verilmeli,
belirtilen yöntemle yapılacak araştırma sonunda taşınmazın hem 1942 hem 1988 orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı ve eski tarihli memleket haritası amenajman ve ... fotoğraflarında orman olarak nitelendirilmemesi halinde, taşınmazın niçin tapulama harici bırakıldığı da gözetilerek, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek yerlerden olup olmadığı araştırılmalıdır.
Bu cümleden, çekişmeli taşınmazın arazi kadastrosunda niçin tapulama harici bırakıldığı, şehircilik planlamasında kullanılan ... fotoğraflarında ne şekilde görüldüğü, imar planı içinde olup olmadığı, bu niteliği itibariyle imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek yerlerden olup olmadığı saptanmalı, davacı ve davalı tanıkları taşınmaz başında dinlenip, taşınmaz 1963 yılında yapılan arazi kadastrosunda tapulama dışı bırakıldığına göre imar ihyanın ne zaman başladığı, ne zaman bitirildiği, kimin tarafından ne şekilde zilyet edildiği,
bu zilyetliğin taşınmazın ekonomik amacına uygun olup olmadığı somut olaylara dayalı olarak sorulmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeli, giderilemez ise birinin diğerine ... tutulma nedeni açıklanmalı, ziraat uzmanı bilirkişiye inceleme yaptırılarak taşınmazın ... toprağı olup olmadığı, imar ihyaya konu edilip edilmediği, edildi ise tarihi ve kaç yıldır zilyet edildiği saptanıp; bu yolda, bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmeli, oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeden yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/10873, K. 2006/14505, 9 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama