KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/11187 E., 2006/11682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
1.006 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 01.04.2002 gün ve 2003/1-2005/4 sayılı bozma kararında özetle: "Çekişmeli taşınmazın niteliği, zilyetliğin şekli ve süresi konusundaki tanık, yerel bilirkişi ve tesbit bilirkişi sözlerinin çeliştiği, bu nedenle yeniden yapılacık keşifte tesit bilirkişileri, tanık ve yerel bilirkişilerden zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresinin sorulması, çelişkilerin giderilmesi, ... uzmanı bilirkişi görüşünün alınması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne Yalıkavak Beldesi Gökçebelen Mevkii 131 ada 43 sayılı parselin ... ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1966 yılında seri usulüne göre, ... serisi ve ... serisi ormanlarının kadastrosu yapılıp kesinleşmiştir.
Kadastro sırasında Yalkavak Köyü 131 ada 43 parsel sayılı 30697 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, taşlık ve çalılık niteliğiyle, dava dışı aynı köy 131 ada 44 sayılı parsele uygulanan T. Sani 1324 tarih ve 158 sıra numaralı tapu kaydı ve 83 yazım numaralı vergi kaydı miktar fazlası olarak Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı ... ... kendi adına tesbit edilen dava dışı 44 sayılı parsel ile bir bütün olarak zilyet ettiği çekişmeli parselin adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmekle, yerel mahkeme kararı Yargıtay'ca, yukarıda belirtildiği şekilde bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi, tesbit bilirkişileri ve tanık beyanları, çekişmeli taşınmazın önceki niteliği, halen ne şekilde zilyet edildiği hususlarındaki beyanları arasında daha önce bulunan çelişkinin devam etmesine karşın mahkemece bu çelişkiler usulünce giderilmemiş, dava dışı 44 sayılı parseli uygulanan tapu kaydı bu yönü ..., batı komşusu olan dava dışı aynı ada 30, 40, 37 sayılı parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları çekişmeli taşımazın bulunduğu yönü “...” okuduğu,
çekişmeli parselin Doğu ve Güneyinde, çalılık niteliğiyle Hazine adına tesbit edilip, mahkemenin 1991/117 esasına kayıtlı başka bir davaya konu aynı ada 94 ve 96 sayılı parseller bulunduğu halde çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olup olmadığı yöntemince araştırılmamıştır.
31.08.1956 tarihinde kabul edilip, 08.09.1956 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 8/2 maddesi; orman kadastro komisyonlarına, tahdit çalışması yapılacak bölgedeki mülki sınırlar gözetilmeden, devlet ormanlarının seri olarak sınırlandırılması olanağı vermişken, 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 8/3 maddesi, bu yetkinin orman kadastrosunun belde veya köy sınırları esas alınmak suretiyle bu sınırlar dahilinde kalan bütün ormanları kapsayacak şekilde yapılabileceğini öngörmüştür.
Yörede 1966 yılında yapılan çalışmada idari sınırlar gözetilmeden, ... merkezinde yapılan orman kadastrosunda ... ve ... serisi ormanları da sınırlandırılmış olup, çekişmeli taşınmazın bulunduğu ... ilçesi Yalıkavak köyü idari sınırları içindeki ormanların tamamı sınırlandırılmamıştır. Bu nedenle, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi, seri usulle yapılan orman kadastro haritasının uygulanması ile çözümlenemez.
Çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olup olmadığı, 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmelidir.
Mahkemece, tapu kaydının ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ve krokileri, dayanak tapu kaydının revizyon gördüğü tüm parsel tutanakları, komşu parsel tutanak ve dayanaklarından dosyada mevcut olmayanlar, Yerel Mahkemenin komşu 131 ada 94 ve 96 sayılı parselleri ilişkin 1991/117 esas sayılı dava dosya aslı, karar verilip kesinleşmiş ise kesinleşmiş mahkeme kararı sureti, eski tarihli memleket haritası, ... fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilmeli, mahkemenin 1991/117 esaslı dava dosyası halen derdest ise dava sonucu beklenmeli, dosya keşfe hazırlandıktan sonra;
önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi veya olmadığı takdirde bir tapu ... elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaza ve ... araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin memleket haritası, ... fotoğrafı ve amenajman planında ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan ... kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K..
14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından,
yukarıda değinilen diğer belgeler ... ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu ... parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı;
dava dışı 44 sayılı davacı gerçek kişi adına kadastro tesbiti kesinleşen parselin kadastro tesbitinde dayanılan tapu kaydı değişebilir sınırları içerip ... yönü ... okuduğundan, çekişmeli parseli de kapsadığı söylenemeyeceği, çekişmeli parsel tapu kaytı fazlası olduğuna göre, kayıt fazlasının nereden geldiği, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek yerlerden olup olmadığı araştırılmalıdır.
Keşifte, tesbit bilirkişileri, yerel bilirkişi ve davacı tanıkları taşınmaz başında dinlenip, zilyetliğin nasıl ve ne zaman başladığı; kaç yıl süre ile ne şekilde devam ettiği, taşınmazın eylemli durumu gözetildiğinde, sadece odun kesmek ve hayvan otlatmak suretiyle zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı sorulup, yeterli ve kesin yanıtlar alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler açıkça kendilerinden sorularak giderilmeli, çelişkiler giderilemez ise birisinin diğerine ... tutulma nedeni açıklanarak,
taşınmazın öncesi ve eylemli durumuyla birlikte değerlendirilmeli, ... bilgisine sahip ... uzman bilirkişi görevlendirilip, taşınmazdan muhtelif ... numuneleri alınıp
incelettirilerek, ... toprağı olup olmadığı ve ... toprağı ise, kaç yıldır, ne şekilde kullanıldığı saptanıp; bu yolda, bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmelidir.. 3402 sayılı yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar nedeniyle davacının zilyetlik yolu ile kazandığı ... bulunup bulunmadığı; varsa, cinsi ve miktarı Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı araştırılıp, başka tescil davası olup olmadığı da Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı, anılan maddede vurgulanan miktarların aşılıp aşılmadığı saptanmalıdır. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/11187, K. 2006/11682, 21 Eylül 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama