KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/12641 E., 2006/13012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
666 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine vekili ve Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında, ... Köyü 246 ada 79 parsel sayılı 22427.39 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı revizyon gösterilerek tarla ve palamutluk niteliğiyle davalı adına tesbit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın taşlık-çalılık, tarıma elverişli yerlerden olmadığı, müdahil Orman Yönetimi ise, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmışlardır.
Mahkemece, Orman Yönetiminin davasının reddine, Hazinenin davasının kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (E) işaretli1824.72 m2'lik bölümünün Hazine adına, (C) işaretli 1936.82 m2'lik bölümünün ..., (F) işaretli 929.098 m2'lik bölümünün ... yatağı olarak tescil harici bırakılmasına, davacı Hazinenin (A ve B bölümleriyle ilgili) fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1968 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1744 Sayılı Yasaya göre 29.04.1983 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 2896 Sayılı Yasaya göre 16.04.1985 tarihinde ilan edilen 2/B madde uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre 27.01.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ile evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 2/B madde uygulaması vardır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın mahkemece reddedilen (A) ve (B) bölümleriyle birlikte tamamının uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada kesinleşen orman tahdidi dışında ve orman sayılmayan yerlerden olduğu ve taşınmazın ... bilirkişi krokisinde A=7565.00 m2, B=2385.48 m2'lik bölümlerinin de Ocak 1978 tarih 93 sıra nolu tapu kaydı ve kesin hüküm niteliğindeki tescil ilamı kapsamında olduğunun anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, Hazine ve Orman Yönetiminin taşınmazın (A) ve (B) bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Hazine ve Orman Yönetiminin bilirkişi krokisinde (D) işaretli 8183,10 m2'lik bölüme yöneltilen temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Hükme dayanak alınan ve ... bilirkişi tarafından düzenlenen 18.04.2005 tarihli rapor ve krokide (D) işaretli ve kahverengi ... 8183.10 m2'lik bölümünün taraflar yönünden kesin hüküm teşkil eden ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1976/144-265 sayılı tescil ilamının dayanağı krokinin kapsamı dışında kaldığı, ziraat bilirkişi raporuna ve yerel bilirkişi beyanına göre ... yıllar sürülüp ekilmediği, ancak tarıma elverişli tarla ve palamutluk vasfında bulunan arazilerden olduğu bildirilmiştir. Dosyada bulunan fotoğraflardan taşınmaz bölümlerinin sürülüp ekilen yerlerden olmayıp, palamutluk ve çalılık halinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, taşınmazın hiç sürülüp-ekilmeyen ve tarıma elverişli bulunmayan ... bilirkişi krokisinde E=1824.72 m2'lik bölümünün Hazine adına tesciline, C=1936.82 m2'lik bölümünün kayılık olarak, F=929.09 m2'lik bölümünün ... yatağı olarak tescil harici olarak bırakılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik yoksa da, ... bilirkişi krokisinde kahverengi ... ve (D) harfiyle gösterilen ve tescil ilamının kapsamı dışında kaldığı anlaşılan 8183.10 m2'lik bölüm yönünden Hazine tarafından devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer savı ile dava açıldığına göre,
davalıların zilyetliklerini ne şekilde sürdürdükleri ve ekonomik amaca uygun bir zilyetlikleri bulunup bulunmadığının da araştırılması gerekir. Kural olarak; tapusuz ve eylemli palamutluk olan yerler devletin hüküm ve tasarrufu altında orman sayılan yerlerdendir. Öncesi orman sayılan yerlerde sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceği gibi, salt ... toplamak ekonomik amaca uygun zilyetlik olarak da kabul edilemez.
Mahkemece yapılacak iş: ..., ziraat ve orman bilirkişisi aracılığıyla, yerel bilirkişi yardımıyla yeniden yapılacak keşifte davalıların ve varsa Hazinenin zilyetlik tanıkları dinlenmeli, davalıların bu bölüm üzerindeki zilyetliklerini ne zamandan beri, ne kadar süreyle ne şekilde sürdürdükleri yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak,
sürdürülen zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı araştırılmalı, dosyadaki fotoğrafların taşınmazın hangi bölümlerine ait olduğu bilirkişiler tarafından açıklanmalı, bilirkişilerden taşınmazın bu bölümü hakkında bilimsel verileri taşıyan ayrıntılı rapor alınmalı, bundan sonra taşınmazın (D) işaretli bölümü hakkındaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/12641, K. 2006/13012, 9 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama