Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.12.2005 ...
2005/11350-15103 sayılı bozma kararında özetle: "Hükme dayanak alınan orman yüksek mühendisi ve ziraat mühendisi raporlarında taşınmazın doğuda kalan 2549.61 m2'lik bölümünün memleket haritasında yeşil ormanlık alanda, batıda kalan 5089.13 m2'lik daha büyük bölümün ise, beyaz renkli orman sayılmayan açık alanda kaldığı belirlendiği halde, fen bilirkişi raporunda taşınmaza uygulanan 1937 tarihli 1077 tahrir numaralı vergi kaydının şahıs ve yol sınırları itibariyle sabit olduğunu,
orman bilirkişi raporuna göre ise doğuda 5238.24 m2'lik bölümün ormanlık saha olduğu ve batıda kalan 2400 m2'lik bölümün de vergi kaydı miktarı kadar orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirerek bu şekilde krokisinde göstermiştir. Bu durumda, fen bilirkişi raporuyla orman ve ziraat bilirkişi raporlarıyla çelişmiştir.
O halde, ziraat ve orman bilirkişi raporları doğrultusunda taşınmazın, orman sayılan ve sayılmayan bölümleri belirlenip fen bilirkişiden bu hususta alınacak rapora göre hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu ...
Köyü 101 ada 64 parselin fen bilirkişi Hüseyin Şentürk'ün 17.04.2006 tarihli raporunda A=2549,61 m2'lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, B=5089,13 m2'lik bölümünün tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.