Kadastro sırasında .....,Köyü 113 ada 25 parsel sayılı 510 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, arsa niteliğiyle 2/B madde sahasında kalmasından dolayı Hazine adına tesbit ve tescil edilmiştir. Hazine, bu taşınmazın 43/2400 payını 11/05/2000 tarihinde davalı ...'a satmıştır. Davacı ..., taşınmazın 1939 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde kaldığını, taşınmaz hakkında 1988 yılında yapılan 2/B madde uygulamasının ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/157-215 sayılı kararı ile iptal edildiğinden davalılar adına olan tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm dahili davalı Hazine ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 31/05/1988 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın dosyadaki müfettiş raporuna göre eylemli orman olması nedeniyle, 2/B madde uygulamasına konu edilebilecek yer olmadığı ve eylemli orman alanları ile çevrili olduğu,
taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhten dolayı taşınmazın niteliğini bilen davalıların Medeni Yasanın 1023 (931). maddesinden yararlanamayacağı, orman olan yerler hakkında oluşturlan tapu kayıtlarının yolsuz tescil niteliğinde olduğu ve taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceği, her nasılsa özel mülkiyet olacak şekilde sicil oluşturulmasının yasal dayanağının bulunmadığı ve yolsuz tescil niteliğinde olduğu, [Medeni Yasanın 1025 (933)], 2/B madde uygulama işleminin de mahkemece iptal edildiği,
davalılar tarafından koşulları varsa sebepsiz zenginleşme kurallarına dayanarak satış bedelinin sorumlu kişi ya da kuruluşlar tarafından kendilerine ödenmesini isteyebileceği gözönünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 18/12/2007 gününde oybirliği ile karar verildi.