Davacı ... Yönetimi, 22.11.1989 tarihli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/763 esasına kaydedilen dava dilekçesi ile davalı ...’ın ormana tecavüz suçundan hakkında suç zaptı düzenlendiğini, ancak hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığını, sınırlarını gösterdiği 9850 m2 yüzölçümündeki ormana davalının elatmasının önlenmesi ile 8470 TL. tazminatın tahsilini dava etmiş, mahkemece, taşınmazın kadastro tutanağının düzenlendiğinden söz edilerek elatmanın önlenmesine ilişkin davanın ayrılmasına ve dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesine, 16.10.1987 ..., 1989/763 – 359 sayıyla karar verilmiştir.
Yine davalı ..., 11.06.1990 tarihli dilekçesiyle Asliye Hukuk mahkemesinde tahminen 30 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın M.Y.’nın 639. maddesi hükmüne göre adına tescili isteğiyle dava açmıştır.
Yapılan yargılama sonunda 09.10.1992 ... ve 1990/384 – 378 sayılı kararla davanın kısmen kabulüne ve uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25.09.992 tarihli krokide gösterilen 9380 m2’lik bölüm hakkındaki davanın kabulüne, aynı krokide 8900 m2 olarak işaretli bölüm hakkında açılan davanın vazgeçme nedeniyle reddine dair verilen hüküm, davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi üzerine Dairenin 31.01.1995 ..., 1994/11851 – 871 sayılı kararıyla orman ve zilyetlik yönünde yapılan araştırılmanın yetersiz olduğuna değinilerek bozulmuş,
daha sonra çekişmeli yerin kadastro tutanağının düzenlendiği gerekçesiyle dava görevsizlik kararıyla kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro mahkemesinin 1997/145 esasına kaydedilen tescil davası ile orman işletmesinin ... aleyhine açtığı ve görevsizlik kararıyla kadastro mahkemesine aktarılan el atmanın önlenmesi davası birleştirilmiştir.
Diğer taraftan, ... Köyü 108 ada, 2 parsel sayılı 8000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, asliye hukuk mahkemesinin 1996/53 sayılı dosyasında davalı olduğundan söz edilerek, ... hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbiti yapılıp, kadastro mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemece uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 27.01.2000 tarihli krokide hangi parsel içinde kaldığı belli olmayan 15.000 m2’lik A ile işaretli bölümün ... adına tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve orman yönetimi tarafından temyiz edilmiştir olup dairenin 25.9,2000 tarih 2000/6059-7085 sayılı ilamı ile Orman Yönetiminin ... aleyhine açtığı asliye hukuk mahkemesinin 1989/763 ve ...’ın Hazine aleyhine açtığı asliye hukuk mahkemesinin 1990/384 sayılı dava dosyaları ile dava edilen taşınmazlar bu davanın konusudur.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 27. maddesi, kadastro tesbit tarihinden önce genel mahkemelerde davalı olan ve görevsizlik kararıyla kadastro mahkemesine gönderilen davalarda ne gibi işlem yapılacağını göstermektedir.
Uzman bilirkişi krokisinde tescile karar verilen taşınmaz 108 ada, 1 parsel içinde gösterilmiş mahkeme gerekçeli kararında dava konusu olan yerin 108 ada 2 numaralı parsel olduğu açıklanmış, ancak gerek 1, gerekse 2 numaralı parsel hakkında hüküm kurulmadığı bu nedenle asliye hukuk mahkemesinin 1989/763 sayılı dava dosyasının keşfi sırasında ... ... tarafından düzenlenen 11.05.1990 tarihli kroki ile yine aynı mahkemenin 1990/384 sayılı dosyasının keşif sırasında ... ... tarafından düzenlenen 25.09.1992 tarihli 1/2000 ölçekli kroki kadastro paftası üzerine aplike edilerek,
bu krokilerin kapsadığı kadastro parselleri tesbit edildikten sonra bu parsellerin davaya konu olduğu düşünülerek o parsellerin tümüne ait tutanak aslı ve ekleri bulunduğu yerden getirtilip dava dosyası ile birleştirilmeli, davalı olduğu halde bu parsellerden yanlışlıkla kesinleşenler varsa bunun hukukça değer taşımayacağı gözönünde bulundurularak, buna göre taraf delilleri toplanmalı, davacı ...’ın asliye hukuk mahkemesinin 1990/384 sayılı dosyasında 25.09.1992 tarihli krokide 8900 m2’lik bölüm hakkındaki davasından vazgeçtiği ve bu bölüm hakkında aleyhine hüküm kurulduğu,
... aleyhine kesinleştiği gözönüne alınmalı, yapılan uygulama uzman bilirkişi tarafından düzenlenecek birleşik haritaya yansıtılarak keşfi izleme olanağı sağlanmalı, taşınmazların ... hanesinin açık olduğu nazara alınarak 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince mahkemece lüzum görülen diğer deliller de toplandıktan sonra taşınmazların gerçek hak sahipleri adına tesciline karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur.Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra 108 ada 1 nolu parsel ile ilgili olarak Kadastro mahkemesinin 1997/125-1999/105 sayılı ilamı ile tesit gibi orman vasfı ile hazine adına tescile karar verildiği ve kararın
kesinleştiği anlaşıldığından bu parsele yönelik hüküm kurulmasına yer olmadığına; davacı ... 108 ada 34 nolu parsele yönelik davasından feragat ettiğinden ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından Bu parsele yönelik orman yönetimi ve hazinenin davasının kabulü ile taşınmazın orman vasfı ile hazine adına tapuya tesciline;108 ada 2 nolu parselin orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından davacı ...
Erdoğon’ın .bu parsele yönelik davasının reddine ,orman yönetimi ve hazinenin davasının kabulü ile taşınmazın orman vasfı ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş hüküm Davacı ve karaşı davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13/11/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.