Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 09.05.2005 ... ve 2005/209-5994 sayılı bozma kararında özetle: "Uzman bilirkişi raporunda; çekişmeli 302 ada 243 parsel sayılı taşınmazın 1962 çekimi ... fotoğraflarına göre düzenlenen 1963 baskılı memleket haritasında, kısmen yeşil orman alanı kısmen ormansız açık alan olarak nitelendirildiği bildirilmiş ve memleket haritasında yeri kısmen orman alanı kısmen açık alanda işaretlenmiştir. Davacı ...
Yönetimi tarafından dosyaya ibraz edilen ve memleket haritası ile kadastro paftasının bilgisayar ortamında çakıştırıldığı, haritalarda çekişmeli 302 ada 243 parselin çok büyük bir kısmının yeşil orman alanı içinde kaldığı görülmektedir.
Bilirkişi raporun da ise taşınmazın (B) ile gösterilen bölümü ile (A) ile gösterilen bölümünün Kuzey tarafının yeşil orman alanı içinde kaldığı bildirildiği halde taşınmazın orman olan ve olmayan kısımlarının miktarları hesaplanırken memleket haritasındaki konumları değil, 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastro haritasında konumlarına göre hesaplanmıştır.
Bu hali ile bilirkişi raporu kendi içinde çelişkili olduğu gibi bilgisayar ortamında çakıştırılan haritalarla da arasında çelişki bulunduğu" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (A) ile gösterilen 4294.87 m2'lik bölümlerinin tesbit gibi davalı adına, (B) ile gösterilen 3149.41 m2'lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ...
Yönetimi ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel kısmen orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 27/11/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.