Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.02.2000 ... ve 1999/11104-1877 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, yerel mahkemece taşınmazın imar planı içinde kaldığı imar ihyanın tamamlanmadığı ve zilyetlik şartlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek davanın red edildiği, ancak taşınmazın imar planı içinde olduğu hususunda belediye yazısına bağlı kalındığı, bu konuda hiçbir uygulama yapılmadığı, imar ihya olgusunun tam olarak değerlendirilmediği, taşınmazın 1941 yılında yapılan orman tahditi dışında bırakıldığı,
öncesi itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığından bu kez yeniden yapılacak keşifte 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. madde koşullarının araştırılması, davacı imar ihya ve zilyetliğe dayandığından, öncelikle imar planının getirtilmesi, taşınmazın bu imar planı içinde kalıp kalmadığının araştırılması, imar planının dışında kalması halinde, 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerindeki koşulların araştırılması imar ihya üzerinde durulup, zilyetliğin tesbiti yönünden, tanık beyanlarına baş vurularak, imar ihyanın ne zaman başladığı, ne zaman bitirildiği, zilyetliğin hangi tarihte başlayıp, kimler tarafından ne şekilde sürdürüldüğü,
kullanımın ekonomik amaca uygun olup olmadığı, hususlarında somut olaylara dayalı bilgi ve görgülerinin sorulması, komşu parsel kayıtlarının getirtilerek çekişmeli taşınmazı ne şekilde nitelendirdiğinin saptanması, imar ihyası biten kısımlar ile devam eden bölümlerin bilirkişi krokisinde gösterilmesi, ... uzmanı bilirkişiden imar ihya hususunda görüş alınması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, ...
Otuzaltının davasının feragat nedeniyle reddine, davacı ... Otuzaltının davasının esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda ... yatağı olarak tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713. maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu ... Köyünde 1941 yılında askı ilanı yapılarak 1942 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 18.07.1977 tarihinde yapılarak 16.11.1977 tarihinde askıya çıkartılan ve dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması, 1988 ve 1989 yıllarında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilen, aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu işlemi 1956 yılında yapılmış ve sonuçları 03.05.1956 - 04.06.1956 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Bu çalışmada çekişmeli yer ... yatağı olarak paftasına işaretlenerek tapulama dışı bırakılmıştır. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak, davacı ...'nin davasından yöntemince feragat ettiği, her ne kadar taşınmazın bulunduğu ...
Köyünde 1996 yılında yapıldığı anlaşılan imar planı uygulanmamış ve taşınmazın bu plana göre konumu saptanmamışsa da, çekişmeli taşınmazın ... yatağı olarak tapulama dışı bırakıldığı, gerçektende tapulama sırsında ... yatağı olduğu, taşınmazın bulunduğu yerde DSİ tarafından 1950’li yıllarda yapımına başlanan Boğaçay-... ve ... dereleri taşkın koruma ve Islah Projesinin henüz tamamlanmadığı, halen seddede taşkınları önlemek için düzeltme ve yenileme çalışması yapıldığı, bu nedenle taşınmazın ... yatağı taşkın sahası olma özelliğinden kurtulmadığı,
kaldı ki taşınmazın (A1) ile gösterilen 4318 m2 yüzölçümündeki bölümünün taşkın projesi kapsamında sedde içinde kaldığı, bu taşınmaz için 01.01.1985 ila 31.12.1988 tarihleri için tahakkuku yapılan ecrimisilin ...
Otuzaltı tarafından 31.10.1990 ... ve 370663 sayı, 31.12.1990 ... ve 380233 sayılı makbuzlarla ödendiği, bu halde davacı tarafın ... sıfatıyla zilyet olduğunun kabul edilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı tarafın tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine, 30/11/2006 günü oybirliği ile karar verildi.