KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/13338 E., 2006/12291 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.195 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 08.03.2000 gün ve 2000/2314-2648 sayılı bozma kararında özetle: "Çekişmeli taşımazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastro sınırları içindeyken eski tapu kayıtları ve tapu dışı paylaşmaya göre 1953 yılında genel arazi kadastrosuna tabi tutulduğu, daha sonra 1979 yılında 1744 Sayılı Yasa gereği nitelik yitirmeden ötürü orman sınırları dışına çıkarma işleminin gerçekleştiği, bu işlemin idari yargı tarafından kısmen iptal edildiği,
itiraz edilmeyen kısımlar yönünden 1981 yılında kesinleştiği, itirazsız kesinleşen yerlerde 1744 Sayılı Yasanın uygulama alanı bulacağı, eski tapu kaydı kapsamında kalması halinde taşınmazın tapu maliklerine veya mirasçılarına yada onlardan devralan kişilere bırakılacağının kuşkusuz olduğu, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinin sonucu değiştirmeyeceği, yörede 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre de orman sınırları dışına çıkarma işleminin yapıldığı, hal böyle olunca, öncelikle 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalarının getirtilmesi,
yeniden yapılacak keşifte, orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi, 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine ilişkin tutanak ve haritalar ile tapu kayıtlarının uygulanması, taşınmazın hangi yasa döneminde orman sınırları dışına çıkarıldığının saptanması, ondan sonra bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli ... Köyü 1857 sayılı parselin bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman kadastrosu yapılıp kesinleşmiş, ... Köyünden ayrılan ... Köyünde 1979 yılında 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması yapılmış, 1986 yılında 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış, dava tarihinden önce kesinleşmiştir.
Davacı Hazine 12.08.1996 tarihinde, tapuda davalı gerçek kişi adına kayıtlı ... Köyü 1857 sayılı parselin kesinleşmiş devlet ormanı sınırları içindeyken, kesinleşen 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı iddiasıyla, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Mahkemenin, Hazinenin davasının kabulüne ilişkin ilk kararı, davalı gerçek kişilerin temyizi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi tarafından yukarıda sözü edilen gerekçe ile bozulmuştur.
... Köyünde 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda, 88 parsel sayılı 29000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle ... 1929 tarih ve 1 sıra numaralı sicilden gelen Nisan 1940 tarih ve 5 sıra numaralı tapu kaydıyla ... ..., adına tesbit
edilmiş, 89 parsel sayılı 14400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise 88 sayılı parsele uygulanan tapu kaydı miktar fazlası olduğu ve ... ...’nin zilyetliğinde bulunduğundan söz edilerek Devlet Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğü adına tesbit edilmiş, ... ...'nin açtığı kadastro tesbitine itiraz davası kabul edilerek hükmen ... ... adına tescil edilmiş, her iki parsel 19.02.1976 tarihinde birleştirilerek 676 parsel sayısı ile ... ... mirasçıları ... ... ve arkadaşları adına tescil edilmiş, ifraz ile 677, 678, 679, 680, 681, 682 ve 683 sayılı parsellere gitmiş,
680 sayılı parsel 3616 m2 yüzölçümüyle 19.02.1976 tarihinde ... ... adına tapuya tescil edilmiş, 04.09.2001 tarihinde mirasçılarına intikal etmiş, kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile haritasına göre orman sınırları dışında kalan bölümü 680 parsel sayısı ve 1674 m2 yüzölçümüyle ... ... mirasçıları adına tescil edilmiş, haritasına göre 2/B madde uygulaması kapsamında kalan bölümü de 1857 parsel sayısıyla ve 1941.67 m2 yüzölçümüyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı beyanlar hanesine yazılıp kişiler adına tescil edilmiş, yapılan bu işlemlerden sonra davacı Hazine, ...
Köyü 1857 sayılı parselin, kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken, yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiasıyla tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla bu davayı açmıştır.
Mahkemece, kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı ile kesinleşmiş orman kadastrosu 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi ve 3302 Sayılı Yasayla değişik 2/B madde uygulamalarına ilişkin haritaların uygulanmasına dayalı olarak yapılan 04.03.2002 tarihli keşif sonucu, Orman Yüksek Mühendisi Bilirkişiler ... ..., Öner ... ve ... ... ile ... elemanı bilirkişi ...
Özüdoğru tarafından düzenlenen raporlarla, çekişmeli parselin 1942 orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırıldığı, 1979 yılında yapılan 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sanırları dışına çıkarıldığının belirlendiği, kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı kapsamında kaldığından tapu sahibine intikal ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesinin (a) ve (b) bendinde sayılan yerlerden “Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine uymadığı Orman Bakanlığınca veya vaki müracaatlar üzerine anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç on yıl içinde orman kadastro komisyonlarınca yapılır. Bu düzeltme sonucu orman sınırları dışına çıkarılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder”.
Ne var ki; mahkemece, çekişmeli parselin geldiği 89 sayılı kadastro parselinin ... ... adına tesciline ilişkin hüküm dosyası ve var ise ekli bilirkişi rapor ve krokileri getirtilmemiş, tarafları bağlayan kesin hüküm olup olmadığı üzerinde durulmamış, çekişmeli parselin de geldiği 88 sayılı parsele uygulanan Nisan 1940 tarih ve 5 sıra numaralı tapunun geldiği, ...
1929 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydı, bu tapunun geldiği diğer kayıtlar varsa haritaları getirtilmemiş, bu tapu kayıtlarının ... ... Vakfı ve bu vakfa ait T. Evvel 1333 tarihli tapu kayıtları ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescil edilen Temmuz 1948 tarihli tapu kayıtları ile ilgisi olup olmadığı araştırılmamış, hükmüne uyulan 1. Hukuk Dairesi bozma kararında açıkça değinildiği halde, ilgili tapu kayıtları yöntemince uygulanmamıştır.
O halde; öncelikle, 88 ve 89 sayılı kadastro parselleri ile ilgili hüküm dosyaları, çekişmeli parselin geldiği 88 sayılı kadastro parseline uygulanan Nisan 1940 tarih 5 sıra numaralı tapunun geldiği ...
1929 tarih ve 1 sıra numaralı tapu kaydı ve bu kaydın geldiği diğer tapu kayıtları, ilk tesisinden itibaren, tüm miktar ve sınır değişikliklerini içerecek biçimde varsa haritaları ve krokileri ile evrakı müsbiteleri, bu tapu kayıtların uygulandığı parsellerin kadastro tesbit tutanakları ve revizyon parsellerini dıştan çevreleyen komşu kadastro parsellerinin kadastro tesbit tutanakları ve var ise tesbitlerine esas alınan tapu ve vergi kayıtları ilgili yönetimden getirtilmeli, yine çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı saptanarak,
orman niteliğiyle Hazine adına oluşan tapu kayıtları getirtilmeli, bu tapu kayıtları arasında ilgi bulunup bulunmadığı saptanmalı, dosya keşfe hazırlanmalı, önceki bilirkişiler dışında bir orman mühendisi ve bir harita mühendisi bilirkişi ile alanların ölçüm işinde yardımcı olmak üzere yeterince ... ehli bilirkişi
vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli parselin geldiği 88 ve 89 sayılı parsellerin kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı tesis ve tüm tedavülleri, harita ve verakı müsbiteleri ile birlikte, yeterince yaşlı yerel bilirkişiler vasıtasıyla sabit sınırlarından başlanarak 3402 Sayılı Yasanın 20 ve 21. madde hükümlerine göre uygulanmalı, yerel bilirkişi sözleri komşu parsel kayıtları ile denetlenmeli, dayanak tapu kaydının kapsadığı alan belirlenmeli, orman sınır hattı ile irtibatlı, tapu uygulamasını gösteren en az 15-20 adet orman sınır noktasına içeren, ayrı renklerle işaretli infaza olanak verir kroki düzenlettirilmeli,
var ise kesin hükümler gözetilerek, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkarılan ve tapu kaydının yüzölçümü ile kapsadığı bölüme ilişkin davanın reddine, tapunun yüzölçümü ile kapsamı dışında kalan bölümlere ilişkin davanın ise kabulüne karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeden eksik inceleme ve yerinde olmayan gerekçeler ile yazılı olduğu biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/13338, K. 2006/12291, 28 Eylül 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama