KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/13438 E., 2006/16217 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Köyü Mağara (Kafalıtepe) mevkiinde bulunan 31240 m2 taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 04.07.2005 tarihli krokide (A) işaretli 14.879 m2 ve (B) işaretli 16.361 m2 taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Genel arazi kadastrosu işlemi 13.02.1955 tarihinde kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmazlar bu çalışmada "fundalık" olarak tapulama harici bırakılmıştır.
Hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda taşınmazın düşük eğimli çalılık olduğu ve 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir.
Şöyle ki; uzman bilirkişi raporunda taşınmazda şerit halinde bir bölümün eğiminin % 14-16, gerisinin % 8-10 olduğu açıklanmışsa da, keşifte zapta geçen mahkeme gözlemine göre bir parça yerde eğim % 35-40, diğerinde % 10-15 civarındadır. Bunun yanında memleket haritası ile kadastro paftası birbiriyle irtibatlı çizilmediğinden çekişmeli taşınmazların doğru yerde işaretlenip işaretlenmediği konusunda tereddüt oluşmuştur.
Yine çekişmeli taşınmazlara sınır olan, davacıya ait 1027, 1028 ve 1029 parsellerin öncesini oluşturan 571 numaralı ve ona komşu 570 numaralı kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanakları ile dayanağı olan kayıt ve belgeler getirtilmemiş, 1028 parselden petrol boru hattı geçtiği halde burada kamulaştırma yapılıp yapılmadığı ilgili yerlerden araştırılmamış, 1987 yılında taşınmazı davacıya satan bayi yönünden de 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde yer alan araştırmalar yapılmamıştır.
O halde; öncelikle mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli.
3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 ... ve 31/13 E.K..
14.03.1989 ... ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 ... ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp;
orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı;
yörede kamulaştırma yapılmışsa buna ilişkin belgeler ve harita getirtilerek uygulanmalı, çekişmeli taşınmazlar da kamulaştırma sınırı içinde ise burada yalnızca mülkiyetin tespitine karar verilebileceği gözönünde bulundurulmalı, komşu 570 ve 571 parsellerin dayanağı olan kayıt ve belgeler varsa bu belgelerde çekişmeli taşınmaz yönünün ne olarak gösterildiği araştırılmalı ve eğim yan görünüş krokileriyle, taşınmazlardan kesitler alınmak suretiyle, bilimsel yöntemlerle belirlenmeli; taşınmazı satan kişi yönünden de zilyetlik araştırması yapıldıktan sonra elde edilen tüm delillere göre karar verilmelidir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/13438, K. 2006/16217, 23 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama