Davacı ... 06.02.2003 tarihli dilekçesiyle, ... (...)-...
Mahallesi ... mevkii 2447 ile 2453 sayılı parsellerin tamamının ve 2445 sayılı parselin 4144 m2 yüzölçümündeki bölümünün, 1946 orman sınırları içindeyse de, 1952 yılında makiye ayrılmakla, orman ile ilgisinin kalmadığı, önceki zilyetler ile birlikte eklemeli olarak 50 yıldan fazla süreyle ... alanı olarak, ... sıfatıyla zilyet edildiği, Hazine adına tesbit ve tescilinin kesinleştiği tarihe kadar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu iddiasıyla, Hazine adına olan tapu kaydının iptali ve adına tapuya tescilini istemiştir.
Mahkemece, 2453 sayılı parsele ilişkin davanın feragat nedeniyle, diğer parsellere ilişkin davanın ise sübut bulmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 24.03.1976 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması, 1987 yılında yapılıp, 04.06.1987 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır
... (...)-... Mahallesinde 1988-1992 yılları arasında yapılıp, 28.01.1993 ila 01.03.1993 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen arazi kadastrosunda; 2447, 2453 ve 2445 parsel sayılı sırasıyla 593 m2, 5937 m2 ve 6169 m2 yüzölçümündeki çekişmeli taşınmazlar, kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, Hazine adına tapuya kayıt edildiğinden söz edilip, 2447 sayılı parselin ... Dönmez’in, 2453 ve 2245 sayılı parsellerin ise ... Dönmez’in kullanımında olduğu beyanlara yazılarak, Hazine adına tesbiti itirazsız kesinleşmiş ve tapu kaydı oluşmuştur.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, çekişmeli 2453 sayılı parsele ilişkin davadan feragat edilmesine, kesinleşmiş orman kadastrosu, ... tefrik haritası ve 6831 Sayılı Yasanın 2. madde tutanakların ve haritalarının uygulamasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli 2445 ve 2447 sayılı parsellerin, 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1957 yılında makiye ayrıldığı, 1961 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı, 1976 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1345
parsel sayısı ile 1980 yılında Hazine adına tescil edildiği, gerçek kişilerin itirazı üzerine Kadastro Mahkemesinin 11.06.1984 ... ve 1984/417-879 sayılı kararı ile bu tecilin ikinci kadastro sayılarak iptal edildiği, 1988 yılında tekrar Hazine adına tesbit edilip, kadastro tesbitinin itirazsız kesinleştiği belirlendiğine, taşınmazların 1957 yılında makiye ayrıldığı bildirilmişse de, ... komisyonu yasa ve yönetmeliğin öngördüğü kişilerden oluşmadığından,
kuruluşunun yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadığı bu nedenle yaptığı makiye ayırma işleminin hukuki sonuç doğurmayacağı, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmüne göre kurulan makiye ayırma komisyonlarının, 6831 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra yasal hiçbir dayanağının kalmadığı,
makiye ayrıldığı kabul edilse dahi, makiye ayrılan yerlerde, özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği, makiye ayrılan ve 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği, kaldı ki, makiye ayırma işleminin yapıldığı 1957 yılından, arazi kadastrosunda orman olarak tapulama dışı bırakıldığı 1961 yılına, bu tarihten, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı 1976 yılına ve Hazine adına tesbit edildiği 1980 yılına,
bu tarihlerden sonra gerçek kişilerin açtığı dava sonucu tekrar tapulama dışı bırakıldığı 1984 yılına, bu tarihten sonra da yine belediye sınırları içine alındığı 1987 ve Hazine adına tesbitinin yapıldığı 1988 yılına kadar, kesintisiz ve nizasız 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin hiçbir zaman dolmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre,yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 30/11/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.