KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/13762 E., 2006/16670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki orman tahdidine itiraz ve tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.09.2002 ... ve 5248-7301 sayılı bozma kararında özetle.
"Çekişmeli Akçaalan Kasabası 135 ada 42 parsel hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmişse de, davacının tutunduğu Temmuz 1958 tarih 2 nolu sicilden gelen Şubat 1990 tarih 3 nolu tapu kaydının uygulanmadığı, kadastro sırasında revizyon görüp görmediğinin araştırılmadığı, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının getirtilmediği, güneyde 42 parsel numaralı orman olarak hükmen kesinleşen parselin bulunduğu, mahkemece resmi belgelere göre uygulama yapılarak orman ise davanın reddedilmesi, değilse tapu kapsamındaki yer için kabul edilmesi" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 135 ada 42 parselin 01.05.2006 tarihli raporda (A) işaretli 4163 m2 bölümünün ifrazen davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesine göre 10 yıllık sürede açılan orman tahdidine itiraz ve tapu iptali tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli 42 parsel 14.07.1998 tarihinde hükmen orman olarak kesinleşmiştir.
1) Orman Yönetimi ve Hazinenin çekişmeli taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden;
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve çekişmeli taşınmazın uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Davacının temyiz itirazlarına gelince; Davacı, her ne kadar bozmadan önce adına tesciline karar verilen yerin 5163 m2 yüzölçümünde olduğunu iddia etmekteyse de, bozma öncesinde hazırlanan fen bilirkişi krokisinin de sonraki kroki ile aynı olduğu, taşınmazın 4163 m2 olarak ölçüldüğü, ancak mahkemece sehven 5163 m2 olarak hükme bağlandığı ve ortada maddi hata bulunduğu anlaşılmaktadır. Maddi yanılgıya dayalı olarak verilen kararlar taraflar yararına usulü kazanılmış hak oluşturmaz. Bu nedenle, mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/13762, K. 2006/16670, 30 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama