KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/13879 E., 2006/13610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
924 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... Yönetimi, ...adına tapuda kayıtlı ...
Kasabası 5302 ve 5303 sayılı parsellerin ağaçlandırma sahası içinde kaldığı, idareleri tarafından teraslanıp ağaçlandırıldığı, Sulh Hukuk Mahkemesinin 1986/726 sayılı dosyasında orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiğinden söz ederek, tapusunun iptalini ve orman niteliğinde Hazine adına tescilini, davalıların elatmasının önlenmesini istemiş, ...ise taşınmazların sonradan Orman Yönetimi tarafından ağaçlandırılıp el atıldığı, orman ile ilgisinin bulunmadığı,
Orman Yönetiminin elatmasının önlenmesini ve 24.10.1994 tarihinden geriye doğru yıllık 3.500.000.TL den 5 yıllık toplam 17.500.000.TL ecrimisilin davalı Yönetimden tahsilini istemiştir.
Mahkemece, Orman Yönetiminin davası, hak düşürücü süreden sonra açıldığı, gerçek kişilerin davasının ise, amenajman haritasına dayanılarak taşınmazların 1983 yılından önce ağaçlandırıldığı ve orman niteliğinde gösterildiği gerekçesiyle reddine dair verilen karar Dairenin 01.07.2004 tarih 2004/2388-7073 sayılı kararı ile "Genel arazi kadastrosunda ... Kasabası, ...
Mevkii Köyü 5303 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 5302 parsel sayılı taşınmaz ise 161 tahrir numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ...adına tespit gördüğü ve kadastro tespitinin kesinleşmesiyle tapuya tescil edildiği,
Orman Yönetiminin bu parsellerin ağaçlandırma sahasında kaldığı ve Sulh Hukuk Mahkemesinin 1986/726 sayılı dosyasında orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği iddiasıyla eldeki davayı açtığı, Sulh Hukuk Mahkemesinin 1986/726 sayılı dosyasında, Orman Yönetiminin ...aleyhine aynı parseller için açtığı tapu iptal davasında Sulh Hukuk Mahkemesince 15.08.1989 gün ve 388 sayı ile görevsizliğe karar verildiği,
kararın 20.04.1990 tarihinde kesinleştiği, Orman Yönetiminin süresinde dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi için başvurmadığının anlaşıldığı ve çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede dava sırasında, yapılıp ilan edilen orman kadastrosunun davanın tarafları ve dava konusu parseller yönünden kesinleşmediği ve eldeki tapu iptal tescil davası aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğü; bu nedenle, tapu iptali ve tescil davasında asliye hukuk mahkemesinin, orman kadastrosuna itiraz davasında ise kadastro mahkemesinin görevli olduğuna değinilerek bozulmuş, dosya görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır.
Mahkemece, Orman Yönetiminin davasının reddine ve 5302 parsel sayılı 15000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ile 5303 parsel sayılı 20000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tarla niteliği ile davalılar adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava orman kadastrosuna itiraz davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede dava sırasında 1995-1998 yıllarında yapılan ve çekişmeli taşınmazlar yönünden kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. 5302 ve 5303 parsel sayılı taşınmazlar 1985 yılında yapılan kadastro sırasında ...adına tesbit edilip, itiraz edilmediğinden ...adına tapuya tescil edilmiş ise de, davanın devamı sırasında 5302 sayılı parsel 18.09.1997 tarihinde ...'a ..., halen aynı kişi adına tapuda kayıtlı olduğu halde, ... davaya dahil edilmemiş, taraf teşkili sağlanmamıştır.
Çekişmeli taşınmazların dört tarafı yörede 1995-1998 yıllarında yapılan orman kadastrosu sırasında orman olarak sınırlandırılan ve davalı olmadığı için kesinleşen ... Devlet Ormanı ile çevrili olduğuna göre taşınmazların orman içi açıklık niteliğinde olup olmadığı düşünülmemiştir.
O halde mahkemece öncelikle 5302 sayılı parsel maliki ... davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmalıdır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda ... ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasanın madde 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan yerlerde husule gelen enkaz hiçbir suretle eşhasa satılamaz. Bunlar resmi daire ve müesseseler ihtiyacına tahsis olunur.
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda ..., inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle ... açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda ... ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, ... ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır.
Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır. [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan ... kazanımından söz edilemez. Kabule göre de, dava orman kadastrosuna itiraz davası olduğu ve tapu iptali ve tescil davası asliye hukuk mahkemesinin 2004/395 sayılı dosyasında devam ettiği halde, tescile yönelik hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/13879, K. 2006/13610, 16 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama