Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.01.2004 gün ve 2003/11559-332 sayılı bozma kararında özetle: “Hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporuna ekli ve hükme dayanak yapılan krokilerinin yeterince orman sınır noktası içermediğinden denetime açık olmadığı,
bilirkişilerin orman sınırlarının aplikasyonuna ilişkin, 1986 ve 1989 yıllarında kesinleşen haritayı uyguladıkları, bu haritadaki 10345, 10346 ve 10347 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ile 1948 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman tahdit haritasındaki aynı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattı arasında çıplak gözle görülür biçimde farklılık bulunduğu, aplikasyon işlemi yapılırken 1948 yılı tahdidine orman sınır noktalarının yerleri, açıları ve mesafeleri bakımından uyulmadığı, bilirkişilerin bu çelişkilerin nedenini açıklanmadığı,
Orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki durumunun, o yer ile ilgili tüm orman kadastro tutanakları ve haritalarının yasa ve yönetmelikte belirlenen yöntem ile uygulanması sonucu belirleneceği, aplikasyonun, orman kadastrosu daha önceden yapılmış olan yerlerde, 2/B madde uygulaması sırasında, bağlantı kurulacak gerekli orman sınır noktalarının yerlerinin arazide belirlenip ihya edilmesinden ibaret olup bu belirleme ve ihya sırasında önceden kesinleşen orman sınır noktalarının aynı yerlerine konulmasının zorunlu olduğu,
(02.09.1986 tarihinde yürürlüğe giren 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki Yönetmeliğin 44. md.).
Aplikasyon işleminin orman kadastrosu sayılmayacağından, aplikasyon ile kesinleşmiş orman sınırlarının daraltılamayacağı, kesinleşmiş orman sınırlarını değiştiren aplikasyon ve bu işlem sonucunda düzenlenen tahdit haritasının hukuken geçerli olamayacağı, bu nedenlerle, mahkemece üç orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 1948 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen ilk orman tahdit haritası, tutanakları ve kadastro paftası sağlıklı biçimde zemine uygulanıp, zeminde bulunacak,
ilk tesis edilen orman sınır noktasından hareketle tutanaklarda yazılı açı ve mesafeler okunarak ve ölçülerek çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerdeki 10336 ilâ 10349 numaralı orman sınır noktalarının bir bir zeminde bulunması ve yerlerinin işaretlenmesi, orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunamaması halinde nedenleri üzerinde durulması, yerlerinden sökülerek yok edilip edilmedikleri ve yer değiştirip değiştirmediklerinin saptanması,
zeminde bulunamayan noktaların yerlerinin, tereddütsüz olarak zeminde yeri saptanabilen en yakın sabit orman sınır noktalarından hareketle, yine orman tahdit tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup, 1948 orman kadastrosunda uygulanan yöntem ve araçlar ile ölçülerek orman sınır noktalarının birer birer bulunup zeminde işaretlenmesi, 1948 tahdit haritasının zemine uygulandıktan sonra 1986 ve 1989 yıllarında kesinleşen aplikasyon ve
-2-
2006/13899-17529
2/B madde çalışmasından sonra oluşturulmuş olan haritaların da bu çalışmalarda uygulanan yöntem ve araçlar ile yerine uygulanması, çekişmeli taşınmazların bu orman sınır hatlarına göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, haritalar arasındaki farklılığın nereden kaynaklandığının belirlenmesi, bilirkişi kuruluna, uygulanan tüm haritaların ve kadastro paftasının ölçekleri eşitlettirilerek,
çekişmeli taşınmazların 1948 yılındaki 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmış orman kadastrosunda oluşturulan 10336 ilâ 10349 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ve 1986 ve 1989 yıllarında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile oluşturulan ve aynı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattına göre çekişmeli taşınmazların konumunu gösteren, orman sınır hatları ile irtibatlı kroki düzenlettirilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra Orman Yönetimi ve Köy Tüzelkişiliği aleyhine açılan davanın husumetten REDDİNE, Hazine aleyhine açılan davanın esastan REDDİNE ve dava konusu ... köy köyü 3438 sayılı parselin 1106.39 m2 3439 sayılı parselin de 1100 m2 yüzölçümü ve tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, tapunun beyanlar hanesine 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının yazılmasına karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ile davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır.
Daha sonra 1975 yılında 3 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 3 numaralı ekip tarafından aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi uygulaması yapılmış, ekip çalışmaları ilan edilmiş, ancak komisyon çalışmaları ilan edilmemiş, 1985 yılında, 25 numaralı orman kadastro komisyonunca bir önce yapılan aplikasyona değer verilip, 2. madde uygulaması iptal edilerek,
sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp, 21.05.1986 tarihinde ilan edilmiş, 1988 yılında da, aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması 01.02.1989 tarihinde ilan edilerek 01.08.1989 tarihinde kesinleşmiştir.
Bozamaya uyularak, orman kadastrolarına, aplikasyonlara ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin tüm tutanak ve haritaların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu ve harita mühendisi bilirkişi rapor ve krokileri ile çekişmeli parsellerin 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu sınırları içindeyken yine 1989 yılında yapılıp kesinleşmiş, 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenip, bu tür yerlerin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği gözetilerek davaların reddine ve taşınmazların,
6831 sayılı yasanın 2. madde 2. fıkrası gereğince Hazine adına tapuya tesciline ve tapunun beyanlar hanesine bu niteliğinin yazılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimi ile davacı gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine 14/12/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.