KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/14198 E., 2006/16302 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi ile davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... Yönetimi, ... Köyü 2753 parsel sayılı 22060 m2 yüzölçümündeki, davalı adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın kısmen kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin A= 1254 m2, B= 1100 m2, C= 4032 m2 toplam 6386 m2'lik bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalının elatmasının önlenmesi talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 04.04.1977 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın A= 1254 m2, B= 1100 m2, C= 4032 m2, toplam 6386 m2 bölümün orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre; davalı gerçek kişinin tüm temyiz itirazları davacı ...
Yönetiminin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içerisinde kalan bölümlerinin davalı gerçek kişi tarafından halen kullanılmakta olduğunun anlaşılmasına ve taraflar arasında bu husus da çekişmesiz olmasına göre tahdit içerisinde kalan bölümler yönünden de ayrıca elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/14198, K. 2006/16302, 27 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama