KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/14238 E., 2006/13226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine vekili, ... Mahallesi 597 ada 7 parsel sayılı 238.70 m2 yüzölçümündeki arsa niteliğindeki davalıların murisi ... adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın yörede 1988 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması neticesinde Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını belirterek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil davası niteliğindedir. Yörede 1972 ve 1987 yıllarında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan uzman orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın üzerinde betonarme ev ile meyva ağaçlarının bulunduğu, yörede yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sınırları dışında kaldığı açıklanarak taşınmazın tahdit hattına göre konumunu gösteren kroki sunmuştur.
Ancak Dairemizin 13.07.2006 tarih 2006/7249-10526 sayılı iade kararı üzerine dosya içerisine konulan orman tahdit noktalarına ilişkin çalışma tutanaklarının incelenmesinde "15 numaralı orman tahdit noktası 381 parsel sayılı taşınmazın kuzey batı köşesine konuldu" denilmektedir.
Çekişmeli taşınmazın 1960 yıllarında yörede yapılan genel arazi kadastro çalışmalarında önce 1960 m2 yüzölçümünde 381 parsel olarak tesbit edildiği, daha sonra ise ifrazlar neticesinde bir çok parsele ayrıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Dosya içerisinde 381 parsel sayılı taşınmazın ifrazdan önceki durumunu gösteren kadastro paftası bulunmadığı gibi uzman bilirkişi raporunda da bu parselin sınırları gösterilmemiştir ve raporun bu hali ile denetlenme imkanı bulunmamaktadır.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle 381 parsel ile etrafındaki taşınmazları gösteren kadastro paftasının örneği dosyaya konulmalı, yörede 1972 ve 1987 yıllarında yapılan orman kadastrosuna ait tahdit haritaları, çalışma tutanakları getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak .bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş 1972 yılında yapılan orman tahdit haritası ile 1987 yılında ilan edilen orman tahditi,
aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını
gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın her iki tahdit haritasına göre (ifrazdan önce ve sonraki ifraz edilen parselleri de gösterecek şekilde) konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/14238, K. 2006/13226, 12 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama