KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/14251 E., 2007/8149 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
825 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve 2/B uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Hükmüne uyulan Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 14.02.1991 gün ve 1990/11292-1991/1681 sayılı bozma kararında özetle; "Davalı, tapu kaydına dayanmaktadır. Bu nedenle, tapu kaydı 3402 Sayılı Yasanın 20. maddesi uyarınca usulünce mahalline uygulanması, kapsamının belirlenmesi, 6831 Sayılı Yasanın 1/F bendi gereğince uzman orman mühendisi ile orman araştırması yapılması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı gerçek kişiler ile Orman Yönetiminin davasının reddine ve dava konusu parselin davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine ve 2/B uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 24.05.1990 tarihinde yapılıp kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
Davacı ..., çekişmeli 908 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak kadastro tespitine itiraz davası açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın orman olarak tapuya tescili yolunda kurulan ilk hüküm davalı gerçek kişinin temyiz talebi üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilam ile bozulmuştur. Hükme esas alınan uzman orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın resmi belgelerde açıklık alanda kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ancak resmi belgelerdeki konumu işaretlenmemiştir.
Dosya kapsamından, Orman Yönetiminin Mart 1939 tarih 5 nolu (taşlı tarla mevkii 9190 m2 yüzölçümündeki, Doğusu: ... ... tarlası, Kuzeyi; ... ... sokağı ve kaldırım, Batısı: ..., Güneyi: ... tarlası olan), Nisan 1936 tarih 5 nolu (...
Konağı mevkii, 9190 m2 yüzölçümündeki, Doğusu: ... yolu, Kuzeyi: yol, Batısı ve Güneyi: ... yazılı olan), Mayıs 1939 tarih 12 nolu (... tarlası mevkii, 9190 m2 yüzölçümündeki, Doğusu: ... ve yol, Kuzeyi: yol, Batısı: ... ve ..., Güneyi: ... yol yazılı olan) tapu kayıtlarında tapu maliki olarak gözüken davalı gerçek kişinin babası ...'a karşı 09.01.1970 tarihinde tapu kayıtlarının kapsadığı alanın orman niteliğinde olduğu iddiası ile tapu kayıtlarının iptali ile davalının elatmasının önlenmesini talep ederek dava açtığı, yapılan yargılama sonucunda ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/61-227 sayılı ilamı ile söz konusu tapu kayıtlarının iptaline ve ...
Konağı ve ... mevkiindeki taşınmazlarda davalı gerçek kişinin elatmasının önlenmesine karar verildiği ve bu ilamın Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 29.05.1980 tarih 1980/7673-7407 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, yörede yapılan kadastro çalışmalarında ... tarla mevkiindeki Mart 1939 tarih 5 nolu taşınmazın çekişmeli taşınmaza kuzey yönden komşu olan 887 ila 892 parselle revizyon gördüğü, Orman Yönetiminin 892 parsele yönelik olarak açmış olduğu kadastro tespitine itiraz davasında davanın kabulü yolunda kurulan hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine,
Dairemizin 22.12.1997 tarih 1997/2443-13076 sayılı ilamı ile sözkonusu Asliye Hukuk Mahkemesi kararından bahsedilerek "ortada kesin hüküm bulunduğu, tapu kaydının çok sayıda taşınmaza revizyon gördüğü ve davalı iseler birleştirilmesi gerektiği, tapu kaydının revizyon parsellerinin bir bütün olarak kabul edilerek sabit huduttan başlanmak sureti ile mahalline uygulanması ve miktarı ile geçerli kapsamının belirlenmesi" gereğine değinilerek bozulduğu ve Kadastro Mahkemesinin 25.04.2002 tarih 1998/37-24 sayılı ilam ile tapu kayıt miktarı olan 9190 m2'lik alanın ayrılarak,
geriye kalan bölümün orman olarak tescil harici bırakılma yolunda hüküm kurulduğu ve bu hükmün derecaattan geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979 /61-227 sayılı ilamında ... konağı mevkili Nisan 1936 tarih 5 nolu tapu kaydı ise çekişmeli taşınmaz ile birlikte dava dışı 906, 909 ve 907 parsellere revizyon görmüş, 909 parsel ham ... niteliği ile Hazine adına tesbit edilerek tapuya tescil edilmiş, 906 ve 907 parseller ise, gerçek kişiler adına tapuya tescil edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, çekişmeli taşınmaza ilişkin 22.05.1981 tarihinde düzenlenen kadastro tespit tutanağında çekişmeli taşınmazın üzerinin kısmen orman ağaçları ile kaplı olduğunun belirtildiği, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/61-227 sayılı dosyasında Uzman Orman Bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen tarihsiz raporda "çekişmeli taşınmaza revizyon gören ...
Konağı mevkili Nisan 1936 tarih 5 nolu tapu kaydının kapsadığı alanın içi, kapalılığı 0.6-1.00 arasında değişen 60-100 yaşında kızçılçamlarla kaplı olduğu, yer yer ufak boşlukların mevcut olduğu, bu boşluklarda da mersin, pırnal gibi seyrek ... bitkileri görüldüğü... ayrıca, arazi kuzeye doğru meyilli olduğundan, kuzeyden ve daha yukarılardan gelen sel derelerin ağzında bulunduğu, dolayısıyla bu arazideki kızılçam ormanının aynı zamanda ... ve su rejimi yönünden muhafaza özelliği gösterdiği, açıklık kısımların da ormandan açma olduğu, hatta bu yerin orman arazisi değil, tam kapalılıkta bir kızılçam ormanı görünümünde olduğu" bildirilmiştir.
Aynı dosyada Orman Bakanlığının dava konusu olan 3 adet tapu kayıtlarının kapsadığı 9190 m2'lik alanlar dışında kalan alanların orman sayılan yerlerden olduğu şeklinde mütalaa vermesi nedeni ile uzman orman bilirkişi tarafından tapunun kapsadığı 9190 m2'lik alanın krokide gösterildiği anlaşılmakla, çekişmeli taşınmazın eylemli orman niteliğinde bulunduğu açıkça saptanmış, ayrıca çekişmeli taşınmaza revizyon gören Nisan 1936 tarih 5 nolu tapu kaydının Asliye Hukuk Mahkemesinin 1979/61-227 sayılı ilamı ile iptali edildiği, davalının babası ... ... aleyhine elatmanın önlenmesine karar verildiği,
bu ilamın halefiyet yolu ile davalı gerçek kişiyi bağlayacağı, bu ilamın davalı gerçek kişi yönünden kesin hüküm niteliğinde bulunduğu gözönüne alınarak, mahkemece Orman Yönetiminin açmış olduğu davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili yolunda hüküm kurulması gerekirken, aksine düşünceler ile davanın reddi yolunda kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/14251, K. 2007/8149, 14 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama