Davacı ... 13.07.2005 tarihinde, ... Köyü 780 parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında başkaları adlarına tesbit edildiği, Hazinenin açtığı dava sonunda Hazine adına tescil edildiği, oysa bu taşınmazın 1277 tarih ve 644/100033 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı, bu tapu kapsamındaki taşınmazın 10 dönümlük kısmını babasının satın aldığı ve kendisine bağışladığı iddiasıyla, taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1744 Sayılı Yasaya göre 09.12.1976 tarihinde ilan edilerek 09.12.1977 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasının 2. madde uygulaması ve 1989 yılında yapılıp dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Davacının tutunduğu tapu kaydının uygulandığı keşifte, tutunulan tapu kaydının çekişmeli parseli kapsadığı ifade edilmiş, tanık sözleri komşu parsel dayanak kayıtları ile denetlenmemiş, tutunulan tapu kaydının arazi kadastrosunda nereye revizyon gördüğü yada görmedi ise nedeni sorulmamışsa da, Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritaları, arazi kadastro paftası ile makiye ayırma tutanaklarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parsellerin 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken,
1952 yılında makiye ayrıldığı, 1976 yılında yapılan orman kadastrosunda makiye ayrılan yerlerden olduğundan söz edilerek orman sınırları dışında bırakıldığı, 1988 yılında yapılıp 1992 yılında kesinleşen genel arazi kadastrosunda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... kişinin kızı ... adına yapılan kadastro tesbitine bir kısım ... kişilerin itiraz ... dava açtıkları, Hazinenin de davaya katıldığı, Kadastro Mahkemesinin 26.4.1994 ... ve 1991/362-2105 sayılı kararı ile Hazinenin davası kabul edilerek, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verildiği,
kararın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği, Bu kararın davacı yönünden kesin hüküm oluşturmasa da, ... delil teşkil ettiği, aksinin aynı güçte kesin deliller ile ispatlanabileceği, davalının böyle bir delil ibraz edemediği gibi, Yörede 1976 yılında, 7 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından, Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin Hakem sıfatıyla verdiği 19.12.1947 ... ve 208 sayılı kararı ile 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun iptal edildiğinden söz edilerek,
1942 orman kadastrosu yok sayılıp, yeniden orman sınırlandırması yapılarak taşınmaz orman sınırları dışında bırakılmışsa da, 1942 tahditinin, sadece Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanının hakem
sıfatıyla verdiği 19.12.1947 tarih, 208 sayılı kararla ... İdaresinin dayandığı ...
Vakfına ait tapulu taşınmazlar yönünden iptal edildiği, vakıf tapusu kapsamı dışında kalan tahdidin halen geçerliliğini sürdürdüğü, taşınmazın orman olarak sınırlandırılmasına ilişkin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun, bir başka orman kadastro komisyonunca yasal olmayan nedenlerle yok sayılıp, orman sınırları dışında bırakılması işleminin hiçbir yasal dayanağı olmayıp, bu işleme de değer verilemeyeceği, taşınmazın 1942 orman kadastrosu ile orman olarak sınırlandırıldığı ve halen orman sınırları içinde olduğu,
bu nedenle tapu kapsamında olsa dahi tapunun 1942 orman sınırları içinde kalmakla hukuki değerini yitireceği, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla da edinilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, taşınmazın orman niteliğiyle tescili istemiyle Orman Yönetimi yada Hazine tarafından bir dava açılmadığına göre.
Davacı ... kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden ... kişiye yükletilmesine, 13/04/2006 günü oybirliği ile karar verildi,