KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/15500 E., 2006/15071 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... İlçesi Yolçatı Köyü Sarkıntı-Kabalık Mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.
İtiraz davacısı ... ise; davacı ...'nın dava ettiği yeri 09.04.1996 tarihli köy senedi ile İbrahim Avcı'dan satın aldığını ileri sürerek adına tescilini istemiştir.
Mahkemece itirazcı ...'ın davacı ... aleyhine açtığı tescile itiraz davasının reddine, davacı ...'nın davasının kabulüne, fen bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 1735 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, yine davacı ...'ın tescil davasının kabulü ile fen bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 2900 m2 yüzölçümlü taşınmazın ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 19.01.1996 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Çekişmeli taşınmaz bu çalışmada orman tahdidi dışında bırakılmıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 29.07.1970 tarihinde yapılmış ve sonuçları 20.08.1971 - 20.09.1971 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece adlarına tescil kararı verilen davacılar yararına Medeni Yasanın 713. ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; Çekişmeli taşınmazın içinde bulunduğu yerin yörede 766 Sayılı Yasaya göre 1970-1971 yıllarında yapılan genel arazi kadastrosunda SARKINTIBAYIRI Devlet Ormanı olarak tapulama harici bırakıldığı temyiz incelemesi sırasında getirtilen ve o tarihe ait orjinal kadastro paftasından (H.21-b-23-d-A) anlaşılmaktadır.
Çekişmeli taşınmaz yörede 1971 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda Sarkıntı Bayırı Devlet Ormanı olarak tapulama harici bırakılmış ve bu işlem kesinleşmiştir. Orman kadastrosu ise 1996 yılında kesinleşmiştir. O halde, çekişmeli taşınmaz 1971 yılında 766 Sayılı Yasanın 2. maddesi gereğince tapulama harici bırakıldığına göre davacı tarafça sürdürülen zilyetliğe değer verilme olanağı bulunmadığından, taşınmazın orman sayılan yer olarak kabulü zorunludur. Tesbit dışı bırakma işlemi de bir kadastro işlemi olduğundan taşınmazın 1996 yılında orman kadastro sınırları dışında bırakılmış olması sonucu değiştirmez. (HGK'nun 12.05.2004 ... ve 2004/8-242-292 sayılı kararı). Bu olgular karşısında, zilyetlikle kazanma koşullarının davacılar yararına gerçekleştiğinden söz edilemez.
Açıklanan bu hususlar ve HGK kararı gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/15500, K. 2006/15071, 13 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama