Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.04.2004 gün ve 2004/316-3800 sayılı bozma kararında özetle: "Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yörede 1948 yılında yapılan orman kadastro çalışması değil, daha sonra yapılan aplikasyon 2. madde uygulamasına ilişkin harita ve tutanakların esas alındığı anlaşılmaktadır. Aplikasyon ilk tahdidin aynen uygulanması olduğuna göre, asıl olan orman kadastro harita ve tutanaklarının uygulanmasıdır.
Bu nedenle 1948 yılına ilişkin orman kadastro tutanak ve haritasının üç uzman orman mühendisi ve ... elamanı ile uygulanması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (B) ile gösterilen 1517 m2'lik bölümünün orman niteliği ile Hazine, (A) ile gösterilen 1459 m2'lik bölümünün davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraz. niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1975 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 14/12/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.