Davacı ... 23.02.2001 tarihli dilekçeyle sınırlarını bildirdiği, ...
Beldesinde bulunan taşınmazın Orman Yönetiminin itirazı ile orman olarak sınırlandırıldığı ancak, makiye ayrıldığı gibi 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, bu tarihten sonra kendisi tarafından imar ihya edilip zilyet edildiği kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının yararına oluştuğu iddiasıyla, adına tescilini istemiş, Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/264 esaslı dosyasında tescil davası açan ...
Kayalı, ... ... ve ... ... Dağhan’a davayı ihbar etmiş, davalı Hazine tescili istenen taşınmazın, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşımaz edinme koşullarının oluşmadığını savunarak Hazine adına tescilini istemiş; mahkemece, davaların kısmen kabulüne, ...
Köyünde bulunan ve ... elemanı bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 272 m2 bölümün davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, adı geçenin aynı bilirkişi krokisinde (B) ve (C) ile gösterilen bölümlere ilişkin isteminin reddine, bu bölümlerin Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve davacı gerçek kişi tarafından temyizi üzerine 20. Hukuk Dairesinin 14.07.2005 gün ve 2005/5078-9781 sayılı kararı ile:
1- Çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 4133 m2 ve (C) ile gösterilen 612 m2 bölümlerinin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1952 yılında makiye ayrıldığı, 1956 arazi kadastrosunda zilyetlikle gerçek kişiler adına tesbit edilip, Orman Yönetiminin açtığı davanın kabulü sonucu Tapulama Mahkemesinin 10.11.1964 gün ve 1956/1475-2413 sayılı kararı ile orman olarak tapulama dışı bırakılan 300 sayılı parsel içinde kaldığı, 1744 Sayılı Yasa döneminde orman sınırları içinde aplike edildiği ve 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı,
orman sınırları içindeyken makiye ayrılan veya Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilemeyeceği gözetilerek, bu bölüme ilişkin davacı gerçek kişinin davasının reddine, Hazinenin isteminin kabulüne ve Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı gerçek kişinin bu bölüme ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu bölüme ilişkin hükmün onanmasına,
-2- 2006/16117-18325
2- Çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 272 m2 bölümüne ilişkin Hazinenin temyizi yönünden ise; kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarıyla, bu bölümün 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı, 1956 yılında yapılıp kesinleşen arazi kadastrosunda gerçek kişiler adına yapılan tesbite Orman Yönetiminin itirazı sonucu Tapulama Mahkemesinin 10.11.1964 gün ve 1956/1475-2413 sayılı kararı ile orman olarak tapulama dışı bırakılan 300 sayılı parsel içinde kaldığı,
1976 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 1987 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon, orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamalarında yine orman sınırları dışında aplike edildiği, eğimin % 0-1 olduğu, üzerinde 70 yaşında bir adet sakız ağacının bulunduğu, güneyden orman sınırları içindeyken 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlara sınır olduğu belirlendiği, mahkemece davacı gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşularının oluştuğu gerekçesiyle bu bölüme ilişkin davanın kabul edildiği,
Çekişmeli taşınmaz ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/880 esasına kayıtlı dava dosyasında, ... ... ve ... tarafından dava konusu edildiği belirlenip, bu dosyadaki bilirkişi raporları getirtildiği halde, 1997/880 esaslı dosya akıbeti üzerinde durulmadığı,
tarafları bağlayan kesin hüküm niteliğindeki Tapulama Mahkemesinin 10.11.1964 gün ve 1956/1475-2413 sayılı kararıyla, çekişmeli taşınmazın bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğine göre bu yerin orman sınırları dışında aplike edilmesine ilişkin 1976 yılında yapılan işlemin ve 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek 1988 yılında yapılan orman kadastro işleminin yasal dayanağı bulunmadığı;
bu bölümün, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamalarına ve 1988 yılında yapılan 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamalarına konu edilmediğine göre orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, gerçek kişiler adına ... alanı olarak tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gereğine değinilerek hüküm Hazinenin temyizi yönünden (A) ile gösterilen bölüme yönelik bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davacı gerçek kişinin davasının reddine, Hazinenin davasının kabulüne, (A) ile gösterilen 272 m2 (B) ile gösterilen 4133 m2 ve (C) ile gösterilen 612 m2 yüzölçümündeki bölümlerin Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713 maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 23.04.1977, komisyonun itirazların incelenmesine ilişkin çalışmaları da 13.4.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak davacı gerçek kişinin davasının reddine, davacı Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, (C) ile gösterilen bölüm 621 m2 yüzölçümünde olduğu halde hüküm yerinde 612 m2 olarak Hazine adına tescile karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan "(C) harfi ile gösterilen 612 m2'lik kısmın" cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “(C) ile gösterilen 621 m2 yüzölçümündeki bölümün” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve
-3- 2006/16117-18325
hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 500.00.-YTL. vekalet ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak davalılar Orman Yönetimi ve Hazineye ayrı ayrı verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 26/12/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.