KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/16525 E., 2007/175 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine Vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 25.02.2005 günlü dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine Vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 26/11/2001 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1957 yılında yapılarak kesinleşmiştir.
Ormanların mülkiyeti Hazineye, intifa ... ise Orman Yönetimine aittir. Davada davalı olarak gösterilen Orman Yönetimi ile Hazine ayrı tüzel kişiliklere sahip olduklarından kendilerini ayrı ayrı vekillerle temsil ettirmiş olmalarına rağmen hüküm fıkrasında davanın reddinden dolayı tayin ve takdir olunan tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara verilmesine karar verilmiştir.
Avukatlık asgari ücret tarifesinin 3/2. maddesi "müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, red sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine her red sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindedir. Tescil davasında Orman Yönetimi ve Hazine yasal hasım olmakla birlikte, aralarında müteselsil sorumluluğu gerektiren mecburi dava arkadaşlığı bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretinin tayin ve takdiri gerekirken, tek ücrete hükmolunması doğru bulunmamış ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/16525, K. 2007/175, 16 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama