Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16/03/2004 ... 2004/2298-2204 sayılı kararı ile 1) Uzman bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 1013.27 m2 ve (C) ile gösterilen 3418,29 m2 yüzölçümündeki bölümlerin taşlık, çalılık, ... yerlerden olup, davacının zilyetliğinin bulunmadığı gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacının temyiz itirazlarının reddine,
2) Davalı Hazinenin (A) ile gösterilehn 54.920.68 m2 bölümünün temyiz itirazları yönünden ise; çekişmeli taşınmazın 1967 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında orman niteliğinde taşlık, çalılık olması nedeniyle tapulama harici bırakıldığı,
davacının dayandığı Aralık 1946 tarih 22 sayılı sicilden gelme Ocak 1950 tarih 22 sayılı tapu kaydının çekişmeli yere doğuda komşu 311 sayılı parsele miktarından da fazla revizyon görerek kesinleştiği, tapunun iktisap hanesinde “iş bu gayrimenkulun tamamının esasen taşlık ve çalılık gibi sahipsiz mahallerden iken, takriben iki sene evvel ... oğlu ... ... ... tarafından para ve emek sarfı ile tarla haline getirildiği, mahallen icra kılınan keşif ve tahkikat sonunda anlaşıldığından,
Kaza İdare Heyetinin 19.09.1946 tarih ve 24 sayılı kararı” ile 25350 m2 olarak tescil edildiği ve tapunun Doğusu: Kırten yolu, Batısı: ... ve kısmen taşlık ve çalılık, Kuzeyi: Güzle yolu ve kısmen ..., taşlık ve çalılık, Güneyi: kısmen Kırten yolu ve kısmen taşlık ve çalılık olarak yazılı olduğu, yine çekişmeli yere güneybatı yönünde komşu 313 sayılı parsele revizyon gören Nisan 1951 tarih 9 sayılı tapu kaydı da davacının dayandığı tapu kaydı gibi imar-ihya sonucu idare heyetinin 06.04.1950 tarih 84 sayılı kararı ile oluşturululduğu, bu kaydın doğusu, kuzeyi, güneyi çalılık, batısı yol olup, çekişmeli taşınmaz yönünü çalılık olarak okuduğu,
bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazın ... yerinde yeşile ...
(B ve C) işaretli olan ve davası reddedilen yerlerin taşlık, ... ve çalılık olduğu bildirildiği, gerek 1/25000 ölçekli askeri haritada, gerekse fotogometri yöntemle düzenlenen haritada tescile karar verilen yerin ... bölümünden doğudan ... batıya doğru uzanan aktif ... yatağının görüldüğü, orman bilirkişi kurulu raporunda “çekişmeli taşınmazın 1963 yılı basımlı 1/25000 ölçekli memleket haritasında çalılık ve makilik alan olarak gösterildiği, hakkındaki dava reddedilen (B ve C) işaretli kısımlarda halen eylemli ... elemanlarının bulunduğu bu nedenle, çekişmeli taşınmazın tamamının 1963 tarihli memleket haritasına göre makilik alan olduğu,
1967 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında orman niteliğinde taşlık, çalılık alan olarak tespit harici bırakıldığı, halen ... yerinde, doğudan ... batıya doğru uzanan aktif ... yatağı bulunduğu, aktif ... yataklarının devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması
nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacakları bir yana, davacının tutunduğu tapu kaydı çekişmeli taşınmaz yönünü ve yine ... batıda komşu 313 parsele uygulanan tapu kaydı çalılık olarak okuduğu, yörede halen orman kadastrosu yapılmadığı kararlılıkla uygulanan Yargıtay kararlarına göre çalılık ve fundalık sınırlı kayıtlar değişir sınırlı olmaları nedeniyle o yerde orman kadastrosu yapılıp kesinleşeceği tarihe kadar zilyetlikle kazanılamayacağı (Y.H.G.K. 24.10.2001 ...
2001/8-964-751 sayılı ve 10.03.2004 ...
2004/7-147-147 sayılı kararları), davacının tutunduğu tapu kaydı yüzölçümünden fazla olarak dava dışı 311 sayılı parsele uygulanıp kesinleştiğine göre, davacının dayanacağı bir tapu kaydı bulunmadığı gibi orman kadastrosunun yapılıp kesinleştiği güne kadar davacının sürdürdüğü zilyetliğin hukuki sonuç doğurmayacağı gözönünde bulundurularak davanın tümden reddine karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gereğine değinilerek, Hazinenin temyiz itirazları kabulu ile hüküm (A) ile gösterilen bölüme yönelik olarak bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamış, arazi kadastro işlemi 01.03.1967-01.04.1967 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz tapulama harici bırakılmıştır. Kadastro paftaları 02.04.1967’de kesinleşmiş, dava gününe kadar 20 yıllık süre geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 450.00.-YTL vekalet ücretinin davacı gerçek kişiden alınarak davalı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28/11/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.