KÜNYE
(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2006/16744 E., 2006/17231 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2006
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
807 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Kadastro sırasında ... Köyü 302 ada 253 parsel sayılı 10994662.67 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman niteliği ile hazine adına tespit görmüştür. Davacı gerçek kişi çekişmeli 302 ada 253 nolu parsel içinde kalan tahminen 3000 m2'lik kısma ilişkin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 302 ada 53 nolu parselin (A) ile gösterilen 755.92 m2'lik kısmının davacı adına, (B) ile gösterilen 1531.58 m2'lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş,hüküm davalı ...
Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilerek 20. Hukuk Dairesinin 29.12.2005 tarih 2005/11022 - 16228 sayılı kararı ile davanın 302 ada 253 nolu parsele yönelik açıldığı halde mahkemece 302 ada 53 nolu parsele yönelik olarak hüküm kurulduğu, hakkında hüküm kurulan 302 ada 53 nolu parsele yönelik bir davanın mevcut olmadığı dava dışı parsele yönelik hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve 302 ada 253 nolu parselin (A) ile gösterilen 755.92 m2'lik kısmının davacı adına, (B) ile gösterilen 1531.58 m2'lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış ve çekişmeli taşınmaz orman alanı içinde bırakılmıştır.
Davacı adına tesciline karar verilen (A) kısmının batıda çok az bir kısmı ark. diğer yönleri ; 302 ada 253 nolu orman parseli ile çevrili orman içi açıklık niteliğindedir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda ... ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
-2-
2006/16744-17231
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda ..., inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle ... açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda ... ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, ... ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır.
Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan ... kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan ... kazanımından söz edilemez.
Bu nedenle, çekişmeli taşınmaz tüm çevresi eylemli orman alanları ile çevrili ve bu alanlar ile bütünlük arz eden orman içi açıklığı niteliğinde olduğundan davacının davasının reddi ile çekişmeli 302 ada 253 nolu parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/16744, K. 2006/17231, 11 Aralık 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama