Yörede 1966 yılında yapılan kadastro sırasında, ... İlçesi ... Köyü 1510 parsel sayılı 805.800 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla ve çalılık niteliğiyle tapu ve vergi kaydı revizyon gösterilerek maliye Hazinesi adına tespit edilmiştir. Gerçek kişilerin itirazı tapulama komisyonunca reddedilince tapulama mahkemesinde açtıkları dava sonucu bu mahkemenin 23/12/1972 gün ve 1970/21-221 sayılı ilamı ile ifrazen gerçek kişiler adına tescil edilmiştir.
Dava konusu 1906 parsel bu mahkeme kararının kesinleşmesi sonucu çalılık niteliğiyle 9190 m2 yüzölçümlü ... adına, 10.04.1974 tarihinde tescil edilmiş, daha sonra satış yoluyla 03.10.1984 tarihinde davacı ... geçmiştir. Taşınmazın tapu kaydına 06.06.1991 tarih 1376 yevmiye ile "orman sınırları içinde kalmıştır" şerhi konulmuştur. Davacı 1906 parselin adına tapuda kayıtlı olduğunu ve öncesinin orman olmadığını; bu nedenle, orman şerhinin kaldırılması istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosunun iptali ve bunun sonucu olarak da tapu kaydına konulan orman şerhinin kaldırılmasına ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit ve dava tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1949 yılında yapılan ve 25/02/1950 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 24/09/1982 tarihinde ilanı yapılap dava tarihinde kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır. Yine 22/07/1985 tarihinde 2896 Sayılı Yasaya göre yapılıp ilan edilen, ayrıca 3302 Sayılı Yasaya göre 19/08/1996 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması ile 5653 Sayılı Yasanın yürürlüğünden sonra 9443 hektarlık sahada 23-25/08/1951 tarihinde yapılan ... çalışması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın uzman orman bilirkişiler kurulunca yapılan incelemesi sonucu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre 1949 yılında yapılıp 25.02.1950 tarihinde Resmi Gazetede ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunda Çiftliktepe II Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı gibi memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alan olarak göründüğü ve eğiminin %20 olduğu, ... muhafaza karakteri taşıdığı ve eğimi % 12'yi aşan ... ve fundalıklar bilimsel olarak 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşı kavramına göre orman olduğu,
bölgede 1952 yılında makiye ayırma çalışması yapılmışsa da davacının tutunduğu tapu kaydının 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 sayılı Y.İ.B.B.G.K. kararı ile kabul edilen özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu olmadığı gibi, Y.K.D.'nin Ocak 2003 sayısında yayınlanan, Dairenin 01.04.2002 gün ve 2002/1940-2932 sayılı kararında açıklandığı gibi "...
İlçesinde görev yapan makiye ayırma komisyonunun 3116 Sayılı Yasanın 5653 Sayılı Yasa ile değiştirilen 1/e maddesi uyarınca çıkartılan yönetmelik hükümlerine uygun olarak kurulmadığı için, bu ilçede makiye ayırma işlemlerine de değer verilemeyeceği"nin kabul edildiği, bir an için aksi düşünülse bile, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları uyarınca oluşan tapu kayıtları dışındaki tapulara değer verilemeyceği Y.K.D.nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan Yargıtay H.G.K:nın 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile de kabul edildiği;
gerek 20. Hukuk Dairesinin bir çok kararında, gerekse 1. Hukuk Dairesinin 14/10/1999 gün, 1999/7693-9956 ve 19/09/2001 gün ve 2001/8253-9337 sayılı kararında kabul edilen ilkeye göre eğimi % 12'nin üstünde olan makilik alanlar hakkında 5653 Sayılı Yasanın 43. maddesi hükmüne göre Bakanlar Kurulu Kararı olmasa dahi o yerin kuruma makiliği (orman) sayılacağı,
yine 20. Hukuk Dairesi Kararları ile 1. Hukuk Dairesinin 19/01/2000 gün ve 1999/13546-2000/257 sayılı kararlarında açıklanıp kabul edildiği gibi 25/06/1970 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Tescil ve Tahdit Yönetmeliğinin 37.maddesi yine 20/05/1984 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40. maddesi 02/09/1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin 28. maddesi gereğince "Evvelce makiye tefrik edilen sahaların Devlet Ormanı olarak sınırlandırılacağı" 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesini değiştiren 2896 ve 3302 Sayılı Yasaların hükümleri nazara alınarak ve dava sebebi değişik
olması nedeniyle tapulama mahkemesi kararının bu dava yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı, orman kadastro sınırları içine alınan yerlere ait önceki tapu kayıtlarının yasal değerini yitireceği, orman kadastrosunun iptali konusunda açılacak davada hak düşürücü sürenin de çoktan geçtiği gözönünde bulundurularak, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27.03.2006 günü oybirliği ile karar verildi.